‘İşten Çıkarıldım Ne Yapacağım?’

İŞTEN ÇIKARILMA DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER VE HAKLARIMIZ Çalışma yaşamında işveren ve işçi başta olmak üzere tüm tarafların haklarını ve hukukunu düzenleyen yasalar ve bir dizi hukuk kuralı vardır. İşçi ve işveren iş ilişkilerinde keyfi davranamaz. İşçinin işten çıkarılması olayında da belirli yasalar, gözetilmesi gereken haklar, insani değerler gibi olgular bütünlüğü söz konusudur. SGK, Çalışma Bakanlığı, […]

İŞTEN ÇIKARILMA DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER VE HAKLARIMIZ

Çalışma yaşamında işveren ve işçi başta olmak üzere tüm tarafların haklarını ve hukukunu düzenleyen yasalar ve bir dizi hukuk kuralı vardır. İşçi ve işveren iş ilişkilerinde keyfi davranamaz.

İşçinin işten çıkarılması olayında da belirli yasalar, gözetilmesi gereken haklar, insani değerler gibi olgular bütünlüğü söz konusudur. SGK, Çalışma Bakanlığı, iş mahkemeleri gibi kamu kuruluşları, işveren, işveren örgütleri, işçi ve sendikalar bu kurallara uymak, hak ve hukukları gözetmek zorundadır.

İşten çıkarmanın yasal-hukuki olup olmadığı, haklı veya haksız olduğu yargı sonucu ortaya çıkar. Örneğin işveren “haklı fesih” gerekçesiyle işçi çıkarıyor. Ama yargı sonunda hiçte ‘haklı fesih’ olmadığı ortaya çıkabiliyor. Bağlı olarak, işveren işçi çıkarma olayında “haklı” da olsa, işçinin yasal hakları var ve patron bunlara uymak durumundadır.

Peki, işçi işten atıldığı ilk anda ne yaşanıyor ve işçi ne yapmalıdır?

Öncelikle belirtelim ki, işten çıkarma olayında, birbiriyle bağlantılı iki yol izlenecektir.

Bu yollardan biri iş kanunları çerçevesinde karşılaşılan hukuksuzluk ve haksızlık karşısında yargıya başvurmaktır. Son yıllarda mahkemelerin aylara ve yıllara yayılarak çok ağır çalıştığı ve hatta “arabuluculuk kurumu” eklemesiyle yargı ve adalet yolunun, işçi açısından nasıl sıkıntıya sokulduğu biliniyor. Yargı işlemleri uzun sürse de kararlı ve disiplinli hukuk mücadelesiyle söz konusu haksızlık kısmen de olsa giderilebilecektir. Örneğin işçi “işe iade davası” kazanıyor, ancak genellikle işverenler birkaç maaş ceza ödeyerek işçiyi işe geri almıyor ve onun çalışma hakkıyla oynayabiliyor.

İkinci yol ise, işçinin, sendikası ve işçi arkadaşlarıyla birlikte, o işyerinde çalışma hakkını geri almak ve işe geri dönme mücadelesi vermesidir. Bu fiili mücadele, haklılığa ve kararlılığa dayanan bir direniş ve dayanışma eylemidir. Ulusal ve uluslararası ölçekte, emek dostu ne kadar kurum, kuruluş ve birey varsa hepsinin desteği alınarak, kararlı duruşla kazanım elde edilir. Sendikalar, partiler, dernekler, aydınlar, yazarlar, emek dostu medya vb tümü de bu dayanışmada yer alır. İyi organize edilen direniş, kazanımlarla sonuçlanır.

Şimdi 10 adımda işten atılma durumunda ne yapılacağını ifade edelim:

1-) İşveren, işten çıkarma işlemini yazılı olarak yapmak zorundadır. İşten çıkarılan işçiye yazılı bildirim yapılırken, İşçinin yasal maddi hakları ( ihbar süresi kullanılmıyorsa ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, izin ücretleri, fazla mesai ücretleri, yemek, yol paraları vb hak kazanılmış ücretleri) verilmek zorundadır.

2-) İşten çıkarılan işçinin kendisine “tebellüğname” adı verilen yazılı bildirim yapılır. İşten çıkarılma nedeni ve yasal-kazanılmış haklarının kendisine verildiğini açıklayan bu belge imza karşılığı verilir. İşçinin bunu imzalaması istenir.

İşçi, çıkış nedeninin belirtildiği ve haklarını aldığını belirten bu belgeyi iyi okumalı ve anlamalıdır. İşçi bu belgenin alt kısmında adının yazıldığı yere “yasal haklarım saklıdır.” diye yazmalıdır. Ancak o notu yazdıktan sonra belge imzalanmalıdır. Ne olursa olsun, bu ibare yazılmalıdır. Bu notun yazılması, işverenin olası herhangi bir usulsüzlüğü karşısında işçinin yargıda hak arama yolunu açık tutar. Bu yazılmadan imzalanan belge, ileride yapılabilecek olası haklı bir itirazı da sıkıntıya sokar.

3-) İşveren veya onun memuru, belgede bu uyarı notunun yazılmasını engelleyerek “Hayır bir not yazma ve sadece imza atmalısın” diye zorlayabilir. O zaman işçi “hiçbir belgeyi imzalamıyorum” diyerek imzadan kaçınır. İşçi baskılardan hiçbir şekilde etkilenmemeli ve imza atmayarak, imzadan kaçınmalıdır.

4-) İşveren, işçinin imzalamadığı bu belgeyi noter aracılığıyla iletmek zorundadır. Yasa gereği olması gereken, işten çıkarma bildirimi bu şekilde yapılacaktır.

5-) İşyerinden ilişkisi kesildiğinde, işçi üzerine zimmetli tüm eşyaları ve kimlik kartlarını belge düzenleyerek teslim eder.

6-) İşveren, işçi çıkarma işlemini kısa süre içerisinde resmi olarak İŞKUR’a bildirir ve çıkarma gerekçesini İŞKUR’a açıklar.

7-) İşçi, işten çıkarıldıktan bir kaç gün sonra, İŞKUR’ giderek ve durumunu açıklayarak, işveren tarafından yapılan bildirim hakkında bilgi istemelidir. İşçi, İŞKUR’a gönderilen bu belge üzerinden, hangi nedenle işten çıkarıldığını ve  “işsizlik maaşı” alıp almayacağını da öğrenir.

İşveren bazen işçi çıkarma gerekçesini yanlış madde göstererek bildirebilmektedir. İşçi kendisine yazılı bildirim yapılmadığını söyleyerek, İŞKUR’dan belge örneği istenmelidir. Noterden gelen bildirim kâğıdıyla karşılaştırılmalı ve usulsüzlük olup olmadığı anlaşılmalıdır.

😎 İşçi tüm bunları yaşarken, haksız bir nedenle işten çıkarıldığını düşünüyor ise zaman geçirmeden ve mümkünse hemen, “Çalışma bakanlığı alo 170” hattı telefonla aranarak işveren hakkında suç duyurusunda bulanmalıdır. İşten çıkarılma konusunda haksızlığa uğradığını açıklayarak, SGK’dan ve bakanlıktan konuyu incelemeleri istenir ve yardım talebinde bulunur.  İşçi aynı zamanda işyerindeki sorunları, hukuksuzlukları ve işten çıkarılış nedenini, kendi açısından anlatarak açıkça belirtmelidir. SGK soruşturma açmak ve sonucu işçiye bildirmek zorundadır.

9-) Bunlarla birlikte işyerinde -sendika varsa-  sendika işten çıkartma sorunuyla ilgilenecek ve gereken adımlar atılacaktır. İşyerinde sendika yoksa işten çıkarılan işçi, yakın gördüğü bir sendikaya ve emek dostu kurum ve kuruluşlara giderek destek ve yardım istemelidir.

Sendika ve emek dostu kurumlar, haksızlığa uğrayan ve çalışma hakkı engellenen emekçi ile dayanışma içinde olacaktır. İşten atılma karşısında hukuki yardım ve yargısal boyutuyla neler yapılabileceği, nasıl bir mücadele rotası izleneceği ve direniş yöntemleri konusunda, sendika ve emek dostu kurum ve kişilerle görüşülür.

10-) İşten atılma sonrasında bir ay süre içerisinde “işe iade” amaçlı dava açılabilir. Zaman aşımı sürelerine dikkat edilmelidir.

Yine işçi alacaklarına yönelik dava da açılabilir. İşverene karşı ayrı bir “Kötü niyet tazminat davası”, ayrıca manevi tazminat davası da açılabilir. Tüm bunlara sendika hukukçusu veya iş hukukunda tecrübeli bir hukukçu ile görüşülerek karar verilir.

emek.org.tr

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar