SENDİKA NEDİR?

Sendika: işçilerin ekonomik demokratik hakları için kurdukları, yasaların güvencesi altında olan, işçilerin örgütlü gücü ve mücadelesiyle korunan demokratik kitle örgütüdür. Bu tanımla birlikte sendikalar, birbiriyle bağlantılı yönleriyle de tanımlayabiliriz. Sendikalar, işçilerin çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunlarını çözmek, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel, hak ve çıkarlarını korumak, aynı zamanda da kazanılmış haklarını genişletmek için kurdukları, kurumsal olarak da […]

Sendika: işçilerin ekonomik demokratik hakları için kurdukları, yasaların güvencesi altında olan, işçilerin örgütlü gücü ve mücadelesiyle korunan demokratik kitle örgütüdür.

Bu tanımla birlikte sendikalar, birbiriyle bağlantılı yönleriyle de tanımlayabiliriz.

Sendikalar, işçilerin çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunlarını çözmek, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel, hak ve çıkarlarını korumak, aynı zamanda da kazanılmış haklarını genişletmek için kurdukları, kurumsal olarak da koruyup yetkinleştirdikleri örgüttür.

Sendika ulusal/uluslararası hukukla belirlenmiş, kurallara göre kurulmuş ve bu hukuk çerçevesinde yetkilendirilmiş kurumdur. Bu hukuk, işçi sınıfının, kapitalist üretim ilişkileri içerisinde burjuvaziye karşı yaklaşık iki yüz yıllık mücadelesinin ürünüdür.

İşçilerin ekonomik, sosyal ve kültürel demokratik çıkarlarını temel almasının yanı sıra, sendika işçi ve emekçilerin çalışma alanında ve yaşama alanlarında; kültürel-sanatsal, ideolojik, sosyal ve eğitsel gelişim ve dönüşümlerine katkıda bulunan kamusal yararı olan örgütlerdir.

Sendikalar, yerel/lokal örgüt çerçevesini aşan, diğer ülkelerdeki işçilerle birlikte uluslararası federasyon veya konfederasyon örgütleri halinde birlikler oluşturabilen işçi örgütleridir.

Sendikalar, sadece işçilerin örgütlendiği ve mücadele ettiği kurumlar değildir. Sermaye ve burjuvazi, sendikaların ortaya çıkışından itibaren sendikalara müdahale etmiştir etmeye de devam etmektedir. işçi sınıfının kapitalizm koşullarında sermaye ve patronlar karşısında hak ve çıkarlarını savunan ve koruyan sendikaları bozmak, kendine bağlamak, patronlara hizmet eden, işçiyi bu yolla kontrol etmek istek ve çabaları her zaman olmuştur. Sarı sendikalar, yandaş sendikalar bunun somut örnekleridir. Bu konuda da işçiler ve sendikalar uyanık olmak ve işçi örgütlerine sahip çıkmak durumundadır.

Şu konularla bağlantılı olarak sendika özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

1-İş hukuku ve özel olarak düzenlenmiş Sendikalar Yasası’na uygun kurulan ve faaliyet sürdüren, Toplu İş Sözleşmesi gibi yasal kurumsal faaliyetlerle de haklarımızı, çalışma yaşamında ve işyerlerinde güvence altına alan kurum sendikadır.

2-Sendika, farklı insani ve toplumsal sorunlara ve özelliklere sahip işçilerin birliğini gerçekleştirir. Bu birlik sayesinde sendika güçlüdür ve işlevli olabilir.

Sendika, işveren ve onun yanında yer alan resmi ve sivil kurumlar karşısında işçilerin birliği üzerinde kurulur. Sendika çatısı altında işçi birliği sağlanması, sendikanın temel bir özelliğidir. Bu nedenle işçilerin sermaye ve işveren yanlısı olan tüm unsurlar karşısında onların emek ve emekçi çıkarları ortak paydasından hareketle çıkarlarını savunan, koruyan ve geliştiren kurumdur.

3-Sendika, demokratik kitle örgütüdür. Sendika toplumsal işlevi ve iç işleyişleri açısından demokratik karakterdedir.

Birinci olarak, İşçi sınıfının demokratik hak ve hukuklarını sağlama, ulusal ve uluslar boyutlarda işçi sınıfı kazanımlarını koruma ve geliştirme zemininde hareket etmesi açısından sendika, demokratik kitle örgütüdür.

İkincisi de sendika kurumsal iç işleyişinde üyelerinin demokratik katılımı, demokratik söz hakkı ve kitlesel katılımla demokratik karar alma süreçlerinin yaşanabildiği kurumlardır.

4- Sendika bir kitle örgütüdür. Çalışma yaşamında ve işverenin karşısında çok geniş işçi kitlelerinin birlik sağladığı demokratik kitle örgütüdür. İşçilerin emekçi sınıf olma zemininden hareketle, işçi sınıfını bu zeminden uzaklaştıran, bölen ve hedeflerinden uzaklaştıran değişik toplumsal olguları temel almaz. Bu durum, işçi sınıfı ve sendikaların diğer toplumsal sorunlar karşısında duyarsız kalması anlamında değildir. İşçi sınıfı kendi sınıf bilinci ve ideolojisi ışığında düşünce ve tutum belirler. İşçi sınıfı örgütlü kurumsal yapılarıyla, sorunların çözümü için de toplumsal yaşamda pratik sergiler.

Sendikanın işçileri bölerek, onu işçiler arasında ayrımcılık yapan bir kurum noktasına düşürecek tutumlara uzak olması, işçilerin demokratik birliğini sağlayan kitle örgütü özelliğinden kaynaklanır. Bu nedenle emek sorunları dışındaki toplumsal sorunları ilkeli anlayışlarla değerlendirir ve tutum belirleyerek etkili olmaya çalışır.

İşçiler, farklı ırk ve etnik kökenlerden, farklı inançlardan, farklı cinsiyetlerden, farklı siyasal görüşlerden, farklı yaşlardan insanlardan oluşan topluluktur. Dil, ırk-etnik köken, dini inanç, cinsiyet, siyasal görüşler vb bunların tümü de biliyoruz ki, kendi sahalarında birçok toplumsal ve insani sorunun da kaynağıdır. Tüm bu farklılıkları gösteren işçileri, emek çatısı altında toplayan ve emeğin çıkarları gibi belirleyici bir ortak payda zemine sahip kurum sendikadır.

Sendika, işçilerin bu farklı konular nedeniyle ayrışmasını, bölünmesini değil bu farklılıklarla birlikte bir arada bulunmasını sağlar. Farklılıklara ve bunlarla ilgili olarak yaşanan sorunlar karşısında işçi sınıfının bilimsel sınıf ideolojisi ve bakış açısını benimser ve uygular. O nedenle farklılıklara sahip işçileri patronlar karşısında toplar.

Sendika, işçilerin emek çıkarları temelinde sermaye ve işverenler karşısında birliğini sağlar.

İşçi sınıfının birlik durumunu bozmak ve onu bölerek parçalamak ve daha kolay yönetmek ve sömürmek için sermaye ve sermaye örgütleri, yandaşları bölücülük yöntemlerine başvurur. İşçileri Türk, Kürt, Arap diye bölmeye kışkırtır, birbirine düşürür. Milliyetçilik ve inanç durumlarını kışkırtarak bölünmelerini hedefler, siyasal eğilim ve farklı parti taraftarı durumunu kışkırtarak onları bölmeye bakar, Böl ve yönet bilinen taktiktir. İşçiler ve sendikalar bu konuda uyanık olmaz ve oyuna gelirse işçi birliği bozulur ve patronlar istediği düzenekleri kurmaya devam eder.

İşçi sınıfının birliği konusunun temelinde nesnel toplumsal farklılıklara ve buradan kaynaklanan haklara karşı demokratik saygı ve kültürü vardır. Bu durum, aslında işçi sınıfını toplumsal-demokratik zeminde tutan ortak zeminini güçlendiren vazgeçilmez bir özelliktir.

5-Sendika, bütün işçi ve emekçilerin katılabildiği kendine özgü iç kurumları, programı, işleyiş ve ilkeleri bulunan kitle örgütüdür.

Bir yanıyla çalışma yaşamında sendikal mücadele ve diğer yanıyla da sendika iç işleyişi, işçiler için bir demokrasi okuludur.

İşçiler örgütlerini nasıl yöneteceğini, sendikanın karşı karşıya olduğu tehlike ve riskler karşısında neler yapılabileceğini öğrenir. Toplumsal sorunlar karşısında tavır almayı ve emek anlayışı ve çıkarları açısından nasıl müdahalede bulanacağı, neler talep edeceğini öğrenir ve öğretir. Tarihsel-toplumsal olarak da işçi sınıfının iktidar sorununu daha iyi kavraması ve neler yapması gerektiğinin bilincine kısmen de olsa vardığı kurumsal yerdir. Demokrasi ve dayanışma kültürünün geliştirildiği yer olarak sendika kurumu çok işlevlidir.

6-Sendika; ulusal ve uluslararası sermayeye ve burjuva sınıfına, onların kurumsal etkilerine, devlete, siyasi iktidara karşı bağımsız bir örgüttür.

7-Sendika sadece üyesi olan işçi ve emekçilerin çalıştığı işyerindeki değil, diğer alanlardaki üretim biçimi ve ilişkilerini, çalışma yaşamı koşullarını da kurumsal müdahalesiyle ve mücadelesiyle etkileyerek geliştiren kurumdur. Bütün işçilerin çıkarlarını sermaye patron sınıf karşısında toplu olarak korumak ve geliştirmek temel bir uğraşı alanıdır. Bunu da federatif örgütlenmeler ve faaliyetlerle gerçekleştirir.

Sendika, diğer emek örgütleriyle de ulusal ve uluslararası ekonomi, ekoloji, savaş-barış, adalet gibi sosyal ve siyasal vb toplumsal sorunlar karşısında, insani temellerde ve emek cephesinin çıkarlarına uygun tutumlar geliştirir.

7-Sendika, ülke ve dünya toplumsal konu ve sorunları karşısında, emekten ve demokrasiden yana evrensel sınıf çıkarları doğrultusunda tutum alarak varlık sürdüren işlevsel kurumlardır. Sendikalar ortaya çıkışından bugüne çalışma yaşamı olsun, toplumsal sorunlar konusu olsun; hep müdahale eden ve emekten yana toplumsal kurtuluş mücadelesi açısından önemli görev ve sorumlulukları yerine getirdi. Bugün tüm dünyada yaşanan demokratik hak ve özgürlükler düzeyi aslında, bu mücadelenin kazanımlarıdır. Kapitalist toplumsal ilişkilerin karşısında işçi sınıfının ve ezilen hakların belirli demokratik hak ve kazanımlarla yaşamasında sendikal mücadelenin payı çoktur.

Dolayısıyla sendikal haklar başta olmak üzere, sendikal mücadele mevziisi ve kazanımları korumak, hakları geliştirmek gibi görev ve sorumluluklar, hem işçi sınıfının, hem devrimci demokratik ve sosyalist sendikaların, hem de emek dostu siyasi parti ve hareketlerin omuzundadır. sendikal mücadelenin yükseltilmesi ve işçilerin kendi örgütleri olan sendika örgütlerine sahip çıkmalarıyla sermaye işbirlikçisi sarı sendikaların hareket alanı da daraltılacaktır.

 

emek.org.tr

 

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar