İşçiler oyuna gelmeyin! TAŞERON ŞİRKETİN BELGE TOPLAMA YETKİSİ YOK!

“Taşeron işçiye kadro” ile ilgili 696 sayılı KHK çıkarıldıktan sonra, kamuda ve belediyelerde taşeron şirketlerin işçilere “tüm haklarından vazgeçtiklerine dair feragatname”belgesi imzalatmaya çalıştığı öğrenildi. Yapılan işlemin hukuksuz ve  işçilerin haklarını gasp etmeye yönelik bir oyun olduğu konusunda işçiler uyarılıyor. Bunun bir örneği de  İstanbul-Bakırköy Belediyesinde çalışan Altaş taşeron şirketinin işçiye dağıttığı hukuksuz belgelerdir. Taşeron şirket, işçinin […]

“Taşeron işçiye kadro” ile ilgili 696 sayılı KHK çıkarıldıktan sonra, kamuda ve belediyelerde taşeron şirketlerin işçilere “tüm haklarından vazgeçtiklerine dair feragatname”belgesi imzalatmaya çalıştığı öğrenildi.

Yapılan işlemin hukuksuz ve  işçilerin haklarını gasp etmeye yönelik bir oyun olduğu konusunda işçiler uyarılıyor.

Bunun bir örneği de  İstanbul-Bakırköy Belediyesinde çalışan Altaş taşeron şirketinin işçiye dağıttığı hukuksuz belgelerdir. Taşeron şirket, işçinin kazanılmış haklarından vazgeçtiğine dair belge toplamak istiyor.

İşte taşeron şirketin işçilere dağıttığı o hak gaspını amaçlayan belgeler:

TAŞERON ŞİRKETE BELGE VERME ZORUNLULUĞU YOKTUR. TAŞERON ŞİRKETLER BELGE TOPLAYAMAZ.

Öncelikle taşeron firmaların böyle belgeler dağıtma ve toparlama yetkisi olmadığını işçilerin öğrenmesi ve imzalı belge verme konusunda duyarlı olmaları gerekmektedir. İşçiler kesinlikle böyle bir belge ve imza vermemeleri gerekiyor.

Sendikalar da bu konuda hızlı bir bilgilendirme, hukuksuzluğa, dayatmaya karşı mücadele ve teşhir çalışması yapmaları zorunludur. Üç aylık süreçte bunun örgütlenmesi ve işçilerin hak kayıplarının engellenmesi konusunda hukukçuların ve sendikaların çaba göstermesi gerekiyor.

 

KHK’de geçen feragatname, işçilerin kıdem tazminatı ve yıllık izin gibi haklarını kapsamadığı gibi, işçilerin böyle bir belgeye imza atma zorunluluğu da bulunmuyor.

TAŞERON ŞİRKETE BELGE VERME ZORUNLULUĞU YOK, TAŞERON ŞİRKETLER BELGE TOPLAYAMAZ.

KHK’de yer alan koşulları kendince yorumlayan bazı kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ve hatta taşeron şirketler, işçilere kıdem tazminatı da dahil olmak üzere tüm haklarından vazgeçtiklerine ilişkin beyan ve feragatnameler imzalatmaya çalışıyor.

Ancak KHK gereği, taşeron şirketlerin böyle bir beyan ya da feragatname alma yetkisi yok. Dolayısıyla işçilerin taşeron şirketlere herhangi bir beyan veya feragatname verme zorunluluğu bulunmuyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da yaptığı açıklamada, başvuruların taşeron şirketlere değil kurumlara yapılacağını, işçilerin taşeron şirketlere bir beyan ya da feragat vermesinin gerekmediğini belirtti.

İŞÇİLERE UYARI

İşçilerin taşeron şirketlerin davranışları ve kadro başvuruları konularında uyarmak istiyoruz.

Uygulamanın bir yönüyle kazanılmış haklardan vazgeçmeyi içermesi nedeniyle, işçilerin kesinlikle acele etmeden, sendikalara başvurarak yanlış adım atılmasının önlenmesi gerekiyor.

BİR HUKUKSUZLUK ÖRNEĞİ: AÇILMIŞ DAVA VE KESİNLEŞMİŞ ALACAKLARDAN FERAGAT EDİLMESİ İSTENİYOR. NEDEN?

KHK da deniliyor ki:  işçinin “Bu kapsamda çalıştırılmasına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak”. Dolayısıyla bu koşul ile işçilerden taşeronda çalıştıkları döneme ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat etmeleri isteniyor. Bu koşula göre işçilerin başvuruda bulunurken bu yönde bir beyanda bulunması, sınavda başarılı oldukları takdirde de geçiş yapılırken davalar veya icra takiplerinden feragat ettiklerine ilişkin belge sunmaları gerekiyor.

Bu koşul ile işçilerin muvazaa kararlarına dayanarak açtıkları ilave tediye ve/veya alacak davalarından vazgeçmeleri, işçilerin ücret, fazla mesai ücreti, bayram çalışması, toplusözleşmede yer alan haklar vb. alacaklar için açtıkları davalardan feragat edilmesini de kapsıyor.

Dava açmış kazanmış veya davası süren işçilerin somut durumları söz konusudur.

AKP, KHK gücü ve işsizlik tehditliyle, bu haklara ulaşmayı engelliyor. Haksızlığı yapan taşeron şirketin korunmasından başka bir anlamı bulunmayan bu yönelim ve dayatmanın ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu konuda sendikalara, emek dostu parti ve demokratik kitle örgütlerine çok büyük sorumluluk düşüyor. Emek dayanışmasıyla bu saldırının boşa çıkarılması şarttır.

KHK da  yer alan “GEÇMİŞE DÖNÜK HAK TALEP ETMEME” KOŞULU, hukuksuzluk örneğidir, hak gaspının yolunu açmaktadır.

KHK da şöyle deniliyor: “En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek”. Bu koşula göre tüm işçilerin başvuru sırasında bir beyan vermesi ve sınavda başarılı oldukları takdirde de geçiş yapılırken yazılı bir sulh sözleşmesi yapmaları gerekiyor. Dolayısıyla başvuru sırasında bir sulh sözleşmesi imzalama zorunluluğu yok.

Bu koşul ile kadroya ya da şirketlere alınacak işçilerin, kadroya ya da şirketlere alınma hakkı karşılığında, taşeronda çalıştıkları döneme ilişkin, geçmişe dönük olarak, kadrolu işçilerin ya da şirket işçilerinin yararlandığı hak ve alacaklarını talep etmemeleri amaçlanıyor. Öte yandan bu koşul ile işçilerin, taşeronda çalıştıkları döneme ilişkin ödenmeyen ücret ve hakları varsa, bunları kamudan talep etmesinin önü kapatılıyor. Ancak bu koşulun, işçilerin kıdem tazminatı ve kullanılmayan yıllık ücretli izinleri kapsaması olanaklı değil. Bu haklar, ancak iş sözleşmesinin sona ermesi ile doğabilecek haklar. Dolayısıyla henüz doğmamış haklardan vazgeçilmesi yasal olarak da mümkün değil.

KIDEM TAZMİNATI HAKKINDAN VAZGEÇME ZORUNLULUĞU YOK

Öte yandan söz konusu beyan ve feragatnamelere işçilerin kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti vb haklarından da vazgeçtiklerine dair ifadeler ekleniyor. İşçilerin bu tür ifadeleri içeren beyan ya da feragatnameleri imzalama zorunluluğu yok. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da yaptığı açıklamada, işçilerin bir hak kaybına uğramayacağını belirterek, “Alt işveren işçilerimizin, bu kapsamda çalıştıkları hizmet süreleri, İş Kanunu hükümleri çerçevesinde idareler tarafından ileride ödenecek kıdem tazminatına esas toplam hizmet süresi ile izin sürelerinin hesabında dikkate alınacaktır” dedi. Dolayısıyla işçilerin, taşeronda çalıştıkları döneme ilişkin kıdem tazminatları ya da kullanmadıkları yıllık izinlerin ücretlerinden vazgeçtiklerine dair bir beyanda bulunma zorunlulukları yok.

İşçilerin gereksiz belge ve beyanlarda bulunmaktan kaçınmaları, bu konuda dikkatli olmaları, sendikalarla birlikte hakları konularında duyarlı davranarak hareket etmeleri, kendi çıkarlarınadır.

 

emek.org.tr

 

 

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar