Şeker fabrikalarında özelleştirmeye karşı mitingler hazırlanıyor

AKP iktidarının şeker fabrikalarını özelleştirme kararına karşı çeşitli kesimlerin tepkileri devam ediyor. Şeker fabrikalarının zarar ettiği iddiasının doğru olmadığı ve bilinçli bir yönelimle şeker fabrikaları tesisleri ve mal varlıklarının özelleştirilerek yağmalanacağı ve başta Amerikan şirketi CARGILL olmak üzere suni tatlandırıcı şirketlerin çıkarlarının korunacağı açığa çıktı. Suni tatlandırıcıların, doğal şeker yerine yaygın ve aşırı kullanılması sonucu,  […]

AKP iktidarının şeker fabrikalarını özelleştirme kararına karşı çeşitli kesimlerin tepkileri devam ediyor.

Şeker fabrikalarının zarar ettiği iddiasının doğru olmadığı ve bilinçli bir yönelimle şeker fabrikaları tesisleri ve mal varlıklarının özelleştirilerek yağmalanacağı ve başta Amerikan şirketi CARGILL olmak üzere suni tatlandırıcı şirketlerin çıkarlarının korunacağı açığa çıktı. Suni tatlandırıcıların, doğal şeker yerine yaygın ve aşırı kullanılması sonucu,  insan sağlığına yönelik riskleri kamuoyunda tartışılmış ve duyarlılıkla birlikte tepkiler artmıştı.

Türkiye’de yer alan 33 şeker fabrikasının 25`inin devlete (Türkşeker), beşinin Pankobirlik`e ve üçünün ise özel sektöre aittir.  Pankobirlik ve özel sektöre ait sekiz fabrikaya, yaklaşık bir milyon ton şeker üretim kotası tanınırken, Türkşeker`e ait 25 , şeker fabrikasına tanınan kota ise yaklaşık 1.3 milyon ton olduğunu, buna göre Türkşeker`e verilen kota gereği fabrikaları tam kapasite çalıştırılamadığı açığa çıktı.

Örneğin Türkşeker`in 2016 yılı faaliyet raporuna göre yeterli şeker pancarı tedarik edilememesi gerekçesiyle dört fabrikasının (Ağrı, Alpullu, Çarşamba, Susurluk) çalıştırılmadığı ve bu fabrikalar üzerinden bilançoya yansıtılan devasa borç yükü ile Türkşeker 76 milyon lira zarar etmiş gösterildi.

Dolayısıyla fabrikaların kapasitelerinde çalıştırılmadığı ve bunun bilinçli uygulama olduğu açığa çıktı.

Gelişen toplumsal tepkilerden sonra, hükümet,  bu tepki ve teşhirlerin sonucunda suni tatlandırıcı ithalatında kullanılan kotayı düşürerek geri adım attı.

Özelleştirmeye karşı tepkilerin giderek arttığı ve daha örgütlü biçimde gelişmesine karşılık hükümetin tutumunda henüz bir değişiklik görülmüyor. Sendikalar, işçiler, pancar üreticileri, nakliyeciler, esnaf,  ziraat odaları, siyasi partiler, demokratik kitle örgütlerinin bir araya gelerek tepki ve özelleştirme karşıtı tavırlar gösteriyor.

Özelleştirme kararının çiftçinin ve işçinin çıkarına değil gerçekte suni tatlandırıcı tekellerin çıkarına olacağı bir çık kesim ve kurum tarafından açıklandı. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası da yaptığı açıklamada “Türkşeker fabrikaları özelleştirmemeli, Nişasta Bazlı şeker (NBŞ) üretimi ise gıda sektörleri için yeniden düzenlenmelidir.” Çağrısını yaptı.

Şeker fabrikalarını özelleştirme kararına karşı Lüleburgaz ve Alpullu’da mitingler hazırlanıyor

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı Lüleburgaz’da kurulan Trakya Şeker Platformu, özelleştirmeye karşı 25 Mart’ta miting yapacak. Öte yandan, 31 Martta da Alpullu’da yapılacak olan mitingin hazırlıkları sürüyor.

Lüleburgaz-Trakya şeker Platformu mitinge hazırlanıyor.

Evrenselnet haberine göre, Miting için alınan karar gereği köyler gezilecek, mahalle toplantıları yapılacak, kahvelerde halka çağrılar yapılacak. Çağrı için binlerce bildiri, el ilanı ve afiş basıldı. Köy, mahalle ve kahve gezileri için kurumlar arasında görev paylaşımı yapıldı. Özelleştirme ve miting çalışmalarına ilişkin gazetemize konuşan Trakya Şeker Platformu bileşenleri, özelleştirmenin tekellerin çıkarına, halkın zararına olduğunu söyledi. Özelleştirmeyle başta çocuklar olmak üzere halk sağlığının da tehlikeye girdiğine dikkat çeken bileşenler, mitinge en güçlü katılımı sağlayacaklarını söylediler.

emek.org.tr

İlgini çekebilecek diğer içerikler