CHE…FOKO…’DEVRİMDE DEVRİM’ VE GÜNÜMÜZ’DE SOL – Önder HAZAR
Bugün bir kere daha kendisine borçlu olduğumuz büyük bir devrim idolü nü, pratiği teorize ederek bir çağın kapanmış kapılarını yeniden açmasındaki etkileyici faktörleri kısaca özetleyecek ve bir kere daha ölüm yıldönümünde kendisine şükranlarımızı sunacağız.
Prag da bulunduğu günlerde, Bolivya’da maden işçilerinin süresiz grevi, La Paz da üniversite öğrencilerinin eylemleri ve komünist partisinin halkı dikta rejimine karşı sokağa çağırdığı günlerde, kendi değerlendirmesiyle ‘Latin Amerika da Bolivya devrime daha yakın’ dediği yazısı tamamlanmadan Bolivya komünist partisi nin davetiyle Bolivya’ya, Higuera bölgesine geçti.
İlk zamanlar kendine bağlı ekibi ve Bolivya lı gerillalardan karma bir komite kurarak Bolivya Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) yi kurdu. Stratejik ve taktik aşamaları yazı üzerinden kadrolara aktararak başlangıç yaptı.
Siyasal Yazılarında uzun bir açılım yaptığı ‘ FOKO’ terimini; yeni sömürge ülkelerde temel mücadele biçimi olarak ele alınması konusunda Küba devrimi ne dayandırarak aktarması dönem için yeni bir açılım ve günümüz deyimiyle dünya devrimcilerine adeta ‘ yol haritası ‘ oldu.
Foko: Latince odak yani merkez demek ve silahlı mücadelenin merkezde temel mücadele biçimi olarak ele alınması nın Latince orijinal aktarımıdır.
Uzun zaman revizyonist grupların bizi suçlayan eleştirilerinde Fokoculuk; partisiz, silahlı baş kaldırı ve bireysel terör olarak lanse edildi. Ne var ki Siyasal yazılar daha düzgün çevirilerle yeniden yayınlandığında bu eleştirilerini zamanla geri çektiler. Bugün bizden çok onlar CHE nin posterlerini taşıyorlar.
“foko dan beslenen her eylem kitlelere daha çabuk ulaşır. Kitlelerin dikkatini çeken en temel propaganda metodudur… ” Che siyasal yazılar.
Başka bir paragrafta
“…mücadele nüve haldeyken foko bir kıvılcımdır ve örgütlü karaktere bürünmesinde en vazgeçilmez araçtır…” der. ( bkz siyasal Yazılar, çeviren Şiar Yalçın)
Regis Debray, Che nin günlüğü dahil diğer sıralı yazılarını yayınlamadan önce, kendi yazılarını DEVRİMDE DEVRİM ismiyle yayınladı. Daha sonra Che nin yazılarını yayınladığında, önceleri aynı düşünce paralelinde gibi algılandı. Bu algıya neden olan asıl talihsiz gelişme 68 de Meksika lı ve İspanyol Troçkistlerin bu yazıları kendi yayın evlerinde yayına hazırlayarak piyasaya sürmelerinden kaynaklandı. Daha sonra Che nin yakın arkadaşı RİCARDO ROYO nun Arjantinde Guevara nın Günlüğü dahil diğer seçme yazılarını yeniden yayınlaması, tam bu dönem Küba nın devreye girmesiyle Avrupa başta olmak üzere İspanyolcadan bütün dünya dillerine çevrilmesiyle ilgi gördü ve daha anlaşılır bir hal aldı.
R.Debray ‘Devrimde Devrim’ isimli eserinde partisiz devrim söylemleriyle; Che’nin düşünceleri taban tabana zıttı. Debra’ya göre foko Emperyalizmin sömürgesi olan her ülkede sonuna kadar sürdürülmeliydi… Oysa Che siyasal Yazılarında “… kitlelere danışarak iş başına gelmiş Reformist iktidara karşı silah kullanmak cinayettir…” diyordu.
Debray, devrimde devrim isimli eserinde sürekli devrim anlayışıyla devrimin ihraç edileceğini anlatırken, Che ; “Emperyalizminin ablukasındaki her ülkede Vietnam örneğinde ki gibi desteklemek her devrimcinin görevidir ” diyor ancak “her ülkenin kendine has somut koşulları belirleyicidir..” diyerek Debray dan farklı düşündüğünü de belirtmiştir. Che siyasal Yazılarında parti ( örgüt) mücadele içerisinde vücut bulur derken, kendisi bu söylemini Küba da 26 Temmuz hareketi’ne atıfta bulunarak örnek vermiştir.
Bolivya’da son günlerinde ‘dünyanın neresinde olursa olsun emperyalizme karşı verilen ulusal kurtuluş savaşları desteklenmelidir’ dediği kısa yazıları ülkemizde İKİ ÜÇ DAHA FAZLA VİETNAM ismiyle yayınlandı. Bu Yazılarında devrimcilerin temel görevlerinden biri ” önce enternasyonalist olmalıdır ” ve ayrıca “nerede halk savaşı varsa desteklenmelidir…”der.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında klasik ‘Sovyetik ‘ devrim modeli, yerini Küba devrimiyle beraber demokratik halk devrimi modeline bırakmıştır.
Emperyalizmin üçüncü bunalım döneminde ‘yeni sömürge’ ülkelerde kendine özgü bu devrim modeli Latin Amerika dan uzak Asya ya, Çin hindinden Afrika ya kadar, dünyanın dört bir tarafında kabul görmüştür. Bu konuda ki politik öngörüler in büyük payı Che ye aittir.
Che, yirminci yüzyılın ortalarından, yüzyılın sonuna kadar dünya devrimcilerine siyasal yaşamından sadece kesitler sunarak bir kuşağın kalbinde ‘ gerilla romantizmi’ yaratmadı. O siyasal öğretilerini pratiğe indirgeyerek derin bir paradigma bıraktı.
Yüzyılın sonunda reel sosyalizmin yaşadığı çözülme, yeni yüzyıla ilişkin iç çelişkilerin dışa vurumunda belirgin bir özellik taşımaktadır. Sol adına yaşanan büyük bir hezimettir. Emperyalizmin dünya halklarına karşı daha agresif saldırıları karşısında toplumsal muhalefetin örgütsüzlüğü, emeğin sermaye karşısında daha ucuz ve güvencesiz duruma düşmesi, kaynaklar tükendikçe küresel ölçekteki iktisadi krizin yol açtığı bölgesel savaşlarla coğrafyaların parçalanması, maden ve enerji tekellerinin ekoloji üzerindeki tahribatları, Ekim devrimiyle dünya proletaryasının demokratik kazanımlarının pey-der-pey sermaye tarafından gaspedilmesi yeni yüzyılın sol için tam bir felaket yüzyılı olduğunu göstermiştir.
Küresel kapitalizmin neo liberal sistemi sayesinde kentlerin piyasa merkezine dönüştürülmesi, beraberinde sanayii ve nüfus yoğunluğunun kentlere taşınması sonucu kırsal alan boşaltmıştır. Bu vesileyle de yirminci yüzyılın örgüt ve örgütlenme anlayışı tümden arayış içine girmiştir.
Bugünkü Sol; çevre ve ekoloji örgütleriyle, lgbt gibi cinsiyetçi eşitlik isteyen örgütleriyle, insan hakları ve af örgütleriyle dört iklim, yedi kıta da sıradan eylemlere yoğunlaşmıştır. Asıl misyonu olan sınıf mücadelesi tali planda kalmıştır. Bu acı gerçek karşısında halen ‘ küçük burjuva ‘ aydınlarının mücadeleyi aşırı legalize ederek sisteme entegre etmeleri sayesinde bir ‘orta sınıf ‘ aydın hareketi doğmuştur. Bir türlü program üretemeyen sol bu makûs talihini yenememiştir ve küçük burjuva liberalizmine mahkum olmuştur.
Bunu kabullenemeyen eski kuşak orta yaş üstü ’emekli takımı ‘ halen Che’nin ruhuna sarılarak çıkış aramaktadır. Görünen o ki bu kuşağa hayat elveda demeden, devrime elveda demeyecektir…
Önder HAZAR – İstanbul 10.10.2025
(emek.org.tr notu: Yazarın görüş ve önerileri kendisini bağlamaktadır.)
emek.org.tr






