2017 yılında ertelenen Asil Çelik grevi için Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumhurbaşkanlığı hükümeti aleyhine karar verdi.
Mahkemeden, Hükümete 70 bin tl. tazminat cezası çıktı..
Birleşik Metal İş sendikası açıklaması şöyledir:
BASINA VE KAMUOYUNA
Anayasa Mahkemesinden Hükümet Aleyhine Bir Karar Daha
GREV YASAĞI HAK İHLALİDİR!
2017 yılında ertelenen Asil Çelik grevimiz için Anayasa Mahkemesi (AYM), hükümet aleyhine karar verdi. Sendikamıza ödenecek 70 bin lira manevi tazminat, grevlerimizde üyelerimize destek olmak için kullanılacak.
Bu karar, sendikamızın uyguladığı grevlerin Bakanlar Kurulu kararıyla durdurulmasına yönelik AYM’nin aldığı ikinci hak ihlali kararı.
Grev hakkımızı grevle kazanmaya devam edeceğiz.
Hükümetin bir grev yasağı daha Anayasa Mahkemesi tarafından kanunsuz ilan edildi. 2017 yılında Asil Çelik işyerinde toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlanamadığı için sendikamızın aldığı grev kararı, dönemin Bakanlar Kurulu tarafından “milli güvenliği bozucu nitelikte” olduğu gerekçesiyle 60 gün süreyle ertelenmişti. Bilindiği üzere grev ertelemesi, pratikte grevin bir daha başlatılmamak üzere durdurulması anlamına geliyor. AYM, grev erteleme kararının Anayasa’ya aykırı olduğunu tespit etti ve sendikamıza 70 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Grevi yasaklayan Bakanlar Kurulu kararı, 18 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak uygulanmıştı. Hemen ardından sendikamız, Danıştay’da açtığı dava ile grev erteleme için yürütmenin durdurulmasını talep etti; ancak bu talep reddedildi. Danıştay, davanın esası hakkında yaptığı incelemeyi iki buçuk yıl sonra olumsuz sonuçlandırarak sendikamızın açtığı davayı reddetti. Anılan kararı sendikamız temyize götürdü. Temyiz davası 2021 yılında sonuçlandı. Burada da grev yasağı usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle onandı.
Grev ertelemesine ilişkin iptal talebimizin reddedilmesi üzerine 30.07.2021 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. AYM başvurumuzu 25.12.2025 tarihli kararıyla sonuçlandırdı.
9 yıl sonra gelen bu karar, elbette benzer örneklerde olduğu gibi işçilerin uğradığı kayıpları ve sendikal hak ihlallerini ortadan kaldırmıyor. Öte yandan AYM’nin yasaklanan grevimize ilişkin kararı son derece açık, ibretlik ve hükümetin işçilere karşı nasıl bir suç işlediğinin kanıtıdır.
AYM kararında, grev ertelemesinin “ekonomik bazı sonuçları olacak bütün grevlerin millî güvenliği bozabileceği” sonucunu doğurabileceği ve “anayasal haklara demokratik toplumda gerekli olmayan ve ölçüsüz müdahalelere yol açabileceği” belirtilmiştir. Kararda, grev erteleme kararı sonrası toplu iş sözleşmesinin ilgili yasa maddesi uyarınca Yüksek Hakem Kurulu tarafından bağıtlandığı, bu şekilde işçilerin toplu pazarlık imkânını kaybettiği ifade edilmiştir. AYM ayrıca, grev erteleme kararıyla “anayasal bir hak olan grev ve toplu sözleşme hakkının kullanılmasının fiilen anlamsız hâle geldiğini ve işçilerin grev yaparak daha avantajlı bir toplu sözleşme için işvereni zorlama fırsatını kullanamadıklarını” vurgulamıştır. Bir başka deyişle işçilerin grev silahının ellerinden alındığını belirten AYM, bu nedenle Anayasa’nın 51’inci maddesi ile güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğini tespit ederek, idarenin sendikamıza manevi tazminat ödemesine karar vermiştir.
Grev ertelemesi, bir 12 Eylül uygulamasıdır. Başta AKP iktidarı olmak üzere son 46 yıldır iktidara gelen hiçbir hükümet bu uygulamaya dokunmamıştır. Grev uygulaması zorlaştırılmıştır; uygulamaya konan çok sayıda grev, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi öncesinde Bakanlar Kurulu kararları, sonrasında Cumhurbaşkanı kararnameleriyle durdurulmuştur. Bu kararların keyfi olduğu AYM tarafından bir kez daha teyit edilmiştir.
Bu karar, AYM’nin grev yasaklarına karşı sendikamız lehine verdiği ikinci karardır. 2015 yılında MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi’nde yaklaşık 15 bin üyemiz için aldığımız grev uygulama kararı da Bakanlar Kurulu tarafından ertelenmiş, AYM buna yönelik başvurumuzu 2018 yılında karara bağlayarak hükümetin grev hakkını ihlal ettiğini ortaya koymuştur.
Hükümet grevleri yasaklamaktan vazgeçmeyerek suç işlemeyi sürdürüyor. Grev hakkı, işçilerin en temel, evrensel ve anayasal hakkıdır. Bugüne kadar binlerce üyemizin yasal grevi yasaklandı. Biz de gerek uluslararası sözleşmeler gerekse Anayasa Mahkemesi kararlarına dayanarak ve elbette üyemizin örgütlü gücüne yaslanarak yasaklara karşı fiili grev hakkımızı kullandık. Son olarak 2024 yılında MESS üyesi işletmelerde yasaklanan grev uygulamalarımızı yasağa rağmen sürdürdük ve tarihi sözleşmelere imza attık.
Bugüne dek sendikamız, grev yasaklamalarında Anayasa’dan doğan haklarını kullanmıştır ve benzer bir durum söz konusu olduğunda grev hakkını kullanmaya devam edecektir.
İşverenler olası grev yasakları ile işçilerin özgür toplu pazarlık hakkına göz dikmemeli, en temel hak olan grev hakkına saygı duymalıdır.
Ülkeyi yönetenleri Anayasa’ya uyarak grev hakkımızı ihlal etmemeleri için uyarıyoruz. Biz grev hakkımızı grevle kazanmaya devam edeceğiz; çünkü haklıyız.
BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
GENEL YÖNETİM KURULU
Anayasa Mahkemesinden Hükümet Aleyhine Bir Karar Daha
GREV YASAĞI HAK İHLALİDİR!
Hükümetin bir grev yasağı daha Anayasa Mahkemesi tarafından kanunsuz ilan edildi. 2017 yılında Asil Çelik işyerinde toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlanamadığı için sendikamızın aldığı grev kararı, dönemin Bakanlar Kurulu tarafından “milli güvenliği bozucu nitelikte” olduğu gerekçesiyle 60 gün süreyle ertelenmişti. Bilindiği üzere grev ertelemesi, pratikte grevin bir daha başlatılmamak üzere durdurulması anlamına geliyor. AYM, grev erteleme kararının Anayasa’ya aykırı olduğunu tespit etti ve sendikamıza 70 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Grevi yasaklayan Bakanlar Kurulu kararı, 18 Ocak 2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak uygulanmıştı. Hemen ardından sendikamız, Danıştay’da açtığı dava ile grev erteleme için yürütmenin durdurulmasını talep etti; ancak bu talep reddedildi. Danıştay, davanın esası hakkında yaptığı incelemeyi iki buçuk yıl sonra olumsuz sonuçlandırarak sendikamızın açtığı davayı reddetti. Anılan kararı sendikamız temyize götürdü. Temyiz davası 2021 yılında sonuçlandı. Burada da grev yasağı usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle onandı.
Grev ertelemesine ilişkin iptal talebimizin reddedilmesi üzerine 30.07.2021 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. AYM başvurumuzu 25.12.2025 tarihli kararıyla sonuçlandırdı.
9 yıl sonra gelen bu karar, elbette benzer örneklerde olduğu gibi işçilerin uğradığı kayıpları ve sendikal hak ihlallerini ortadan kaldırmıyor. Öte yandan AYM’nin yasaklanan grevimize ilişkin kararı son derece açık, ibretlik ve hükümetin işçilere karşı nasıl bir suç işlediğinin kanıtıdır.
AYM kararında, grev ertelemesinin “ekonomik bazı sonuçları olacak bütün grevlerin millî güvenliği bozabileceği” sonucunu doğurabileceği ve “anayasal haklara demokratik toplumda gerekli olmayan ve ölçüsüz müdahalelere yol açabileceği” belirtilmiştir. Kararda, grev erteleme kararı sonrası toplu iş sözleşmesinin ilgili yasa maddesi uyarınca Yüksek Hakem Kurulu tarafından bağıtlandığı, bu şekilde işçilerin toplu pazarlık imkânını kaybettiği ifade edilmiştir. AYM ayrıca, grev erteleme kararıyla “anayasal bir hak olan grev ve toplu sözleşme hakkının kullanılmasının fiilen anlamsız hâle geldiğini ve işçilerin grev yaparak daha avantajlı bir toplu sözleşme için işvereni zorlama fırsatını kullanamadıklarını” vurgulamıştır. Bir başka deyişle işçilerin grev silahının ellerinden alındığını belirten AYM, bu nedenle Anayasa’nın 51’inci maddesi ile güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğini tespit ederek, idarenin sendikamıza manevi tazminat ödemesine karar vermiştir.
Grev ertelemesi, bir 12 Eylül uygulamasıdır. Başta AKP iktidarı olmak üzere son 46 yıldır iktidara gelen hiçbir hükümet bu uygulamaya dokunmamıştır. Grev uygulaması zorlaştırılmıştır; uygulamaya konan çok sayıda grev, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi öncesinde Bakanlar Kurulu kararları, sonrasında Cumhurbaşkanı kararnameleriyle durdurulmuştur. Bu kararların keyfi olduğu AYM tarafından bir kez daha teyit edilmiştir.
Bu karar, AYM’nin grev yasaklarına karşı sendikamız lehine verdiği ikinci karardır. 2015 yılında MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi’nde yaklaşık 15 bin üyemiz için aldığımız grev uygulama kararı da Bakanlar Kurulu tarafından ertelenmiş, AYM buna yönelik başvurumuzu 2018 yılında karara bağlayarak hükümetin grev hakkını ihlal ettiğini ortaya koymuştur.
Hükümet grevleri yasaklamaktan vazgeçmeyerek suç işlemeyi sürdürüyor. Grev hakkı, işçilerin en temel, evrensel ve anayasal hakkıdır. Bugüne kadar binlerce üyemizin yasal grevi yasaklandı. Biz de gerek uluslararası sözleşmeler gerekse Anayasa Mahkemesi kararlarına dayanarak ve elbette üyemizin örgütlü gücüne yaslanarak yasaklara karşı fiili grev hakkımızı kullandık. Son olarak 2024 yılında MESS üyesi işletmelerde yasaklanan grev uygulamalarımızı yasağa rağmen sürdürdük ve tarihi sözleşmelere imza attık.
Bugüne dek sendikamız, grev yasaklamalarında Anayasa’dan doğan haklarını kullanmıştır ve benzer bir durum söz konusu olduğunda grev hakkını kullanmaya devam edecektir.
İşverenler olası grev yasakları ile işçilerin özgür toplu pazarlık hakkına göz dikmemeli, en temel hak olan grev hakkına saygı duymalıdır.
Ülkeyi yönetenleri Anayasa’ya uyarak grev hakkımızı ihlal etmemeleri için uyarıyoruz. Biz grev hakkımızı grevle kazanmaya devam edeceğiz; çünkü haklıyız.
BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
GENEL YÖNETİM KURULU
emek.org.tr






