Rize ve Ordu illerinde yaşanan sel felaketlerine ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 9 Ağustos 2018 tarihinde basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı yayınlıyoruz. TMMOB açıkladı:  DOĞU KARADENİZ’DE YAŞANAN FELAKETİN NEDENİ YAĞIŞLAR DEĞİL, YANLIŞ KENTLEŞME VE ULAŞIM POLİTİKALARIDIR! Doğu Karadeniz’de etkili olan mevsim yağışları nedeniyle her gün farklı bir ilimizde sel ve taşkınlar yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde Rize […]

Rize ve Ordu illerinde yaşanan sel felaketlerine ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 9 Ağustos 2018 tarihinde basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı yayınlıyoruz.

TMMOB açıkladı:  DOĞU KARADENİZ’DE YAŞANAN FELAKETİN NEDENİ YAĞIŞLAR DEĞİL, YANLIŞ KENTLEŞME VE ULAŞIM POLİTİKALARIDIR!

Doğu Karadeniz’de etkili olan mevsim yağışları nedeniyle her gün farklı bir ilimizde sel ve taşkınlar yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde Rize ve Ordu’da yaşanan sel, taşkın ve heyelan nedeniyle zarar gören tüm halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

8 Ağustos 2018 tarihinde Ordu ve ilçelerinde yaşanan yağışlar deneniyle bölgede bulunan dereler taşmış, dere yatağında bulunan ev, iş yeri ve sanayi bölgeleri sular altında kalmış, dereler üzerinde kurulan köprüler kullanılamaz hale gelmiş ve Karadeniz Sahil Yolu üzerinde bulunan Cevizdere Köprüsü yıkılmıştır.

Doğu Karadeniz bölgemizde yılın aynı dönemlerinde yaşanan yağışlarda hep aynı manzaralarla karşılaşıyoruz: Dereler taşıyor, dere yataklarındaki evler sular altında kalıyor ve Karadeniz Sahil Yolu’nun bir bölümü yıkılıyor. Bu durum, yaşadıklarımızın doğal afet değil, plansız ve çarpık kentleşmenin sonucu olduğunu gösteriyor.

Yıllardır bölgede yaşanan sel olaylarıyla ilgili yaptığımız inceleme ve değerlendirmelerde, üç ortak noktanın öne çıktığını gözlemliyoruz: İlki dere yataklarındaki yapılaşma, ikincisi Karadeniz Sahil Yolu’nun oluşturduğu setin derelerin Karadeniz’e ulaşmasına engel olması, üçüncüsü de HES’ler nedeniyle derelerin akış rejiminin bozulmasıdır. Bu üç temel sorun çözüme kavuşturulmadan, bölge halkının can ve mal güvenliğinin sağlanması mümkün değildir.

Hükümet ise bu sorunları çözmek yerine, sorunları kalıcı hale getirerek bölgenin yüz yüze olduğu tehdidin daha da büyümesine neden olmaktadır. İmar barışı adı altında dere yataklarına yapılmış yerleşimlere ruhsat verilmekte, derelerin üstleri kapatılarak-dere yatağı betonlaştırılarak suyun doğal yollarla denize ulaşması engellenmekte, bölgede yoğunlaşan HES ve Madencilik faaliyetleri nedeniyle doğal bitki örtüsü yok edilmekte, Karadeniz Sahil Yolu ve dolgu alanlarla bölge adeta sellere karşı savunmasız hale getirilmektedir.

Doğu Karadeniz Bölgemiz daha büyük felaketler yaşamadan bu yanlışlardan geri dönülmesi gerekmektedir. TMMOB ve bağlı odalarımızın bölgeye ilişkin uyarıları dikkate alınmalıdır. Doğayla ve insanla barışık, planlı kentleşme, ulaşım ve enerji politikaları hayata geçirilmelidir.

Yaşanan felaketten zarar gören bölge halkına bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, yetkilileri sesimize kulak vermeye çağırıyoruz.

Emin Koramaz  –  TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı

emek.org.tr

 

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar