Sorumlular hesap verecek

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, dün 17 Ağustos 1999 tarihinde gerçekleşen depremin 22. yıldönümünde Beşiktaş-Barbaros Meydanı’nda basın açıklaması eylemi yaptı. Birlikte mücadele amacıyla “Gelin birlikte yaşamlarımıza sahip çıkalım” çağrısının yapıldığı eylemde, deprem vergilerinin nerede kullanıldığı soruldu. İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını Hülya Sapaz okurken şunları söyledi:” “AKP’nin yirmi yılının özeti […]

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, dün 17 Ağustos 1999 tarihinde gerçekleşen depremin 22. yıldönümünde Beşiktaş-Barbaros Meydanı’nda basın açıklaması eylemi yaptı.

Birlikte mücadele amacıyla “Gelin birlikte yaşamlarımıza sahip çıkalım” çağrısının yapıldığı eylemde, deprem vergilerinin nerede kullanıldığı soruldu.

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını Hülya Sapaz okurken şunları söyledi:” “AKP’nin yirmi yılının özeti ‘doğa cinayetleri, kadın cinayetleri, işçi cinayetleri, ırkçılık, ayrımcılık…’ Bugün bunların hepsinin sonuçlarını aynı anda yaşıyoruz. Hiçbiri tesadüf değil, hiçbiri münferit değil. Ülkemiz dolaylı ya da doğrudan iktidar tarafından taammüden işlenmiş cinayetlerle dolu”

“Sermayenin rantını önceleyen politikalar doğayı ve yaşamı yağmalıyor”

Kastamonu, bozkurt, Ayancık gibi yerlerde yaşanan sellerle ilgili olarak önemli bilgiler paylaşıldı:

“2019 yılında hazırlanan raporda Bozkurt’ta taşkın suyunun hızı ve derinliğinin sorunlu olduğu, derenin sağındaki yerleşimin yüksek taşkın tehlikesine maruz kalacağı belirtiliyor. Nüfusun %45,6’sı etkilenebilir deniyor. Buna rağmen önlem alınmıyor. Bozkurt’ta dere yatağı imara açılıyor. Dere ıslahı diye inşaat alanı yaratmak için dere yatağı küçültülüyor, betona boğuluyor. Ezine çayının üzerine daha önce yürütmesi durdurulan ama sonuç alınamayan, ÇED raporu bile ortada olmayan ve acele kamulaştırma kararıyla yapılan Berke Elektrik Üretim A.Ş. tarafından işletilen Ebru HES kuruluyor. Bu şirket Türkiye Petrolleri’ni AKP döneminde bünyesine katarak, kamu bankalarından düşük faizli krediler alarak büyüyen Zülfikarlar Holding’e ait. Sel Bozkurt’u yok etmeden önce ilçede polis araçlarıyla HES’in patladığı insanların caddeden araçlarını çekmesi anonsu yapılıyor. Bu konu hala açıklığa kavuşturulmuş değil. Derenin üstüne kurulan 3 yıllık 8 katlı bina su gelince yerle bir oluyor… Tarım ve Orman Bakanlığı taşkınla Bozkurt nüfusunun yarısının etkileneceğini öngörmüş ama taşkının yıkımını arttıracak ne varsa izin verilmiş. Neden sorusunun tek bir yanıtı var. İnşaat şirketleri, enerji şirketleri, devlet kurumları ve bu işleyişi organize eden iktidarın kurduğu rant şebekesi kazanabilsin diye.”

Kanal İstanbul projesinden vazgeçilerek deprem önlemleri alınması talebi ise şöyle dile getirildi:

“Depreme hazırlanması gereken bu şehirde sadece Erdoğan’ın iktidarda kalması için sermayeye sunduğu büyük rant projesi Kanal’ın hazırlıkları yapılıyor. Daha dün Başakşehir’de bazı mahallelerde insanların evlerine Halkalı-Ispartakule Arası (Kanal İstanbul Geçişi) Demiryolu nedeniyle acele kamulaştırma kararları geldi. 1. 2. ve 3. derece deprem riski olan bir alan üzerine yapılacak bu beton kanal projesi Avrupa yakasını ikiye ayıran, iki yakasına milyon nüfuslu yeni bir şehir kurmayı hedefleyen ve olası bir depremde can kayıplarının çok daha fazla olmasına neden olacak bir rant projesi. Yapılması gereken rant kanalı gibi projelerden vazgeçip bilim insanlarıyla, meslek odalarıyla, yerel belediyelerle, demokratik kitle örgütleriyle ve İstanbul halkıyla beraber, depreme karşı alınabilecek önlemlerin ve depremin zararlarının en aza indirilmesi için gereken tedbirlerin bir an önce planlanması ve hayata geçirilmesidir.”

Açıklamada 17 Ağustos İstanbul depremi konusuna da değinilere çağrı yapıldı:

“17 Ağustos depremini ve yitirdiklerimizi unutmadık. 22 yılın üstüne hala afetlere karşı önlem almayanların, doğayı, kentleri rant politikalarıyla cinayet mahalline çevirenlerin sorumluluğunu ört bas etmelerine izin vermeyeceğiz. Ülkemizde yaşanan yangılar, seller, depremler afet değil cinayettir. Önlem almayanlar, rantçı politikalarla ülkeyi 20 yıldır yönetenler bu cinayetlerin failidir. Bütün işlediğiniz suçların hesabını tek tek soracağız. Yaşamı ve doğayı savunmaya devam edecek, yaralarımızı dayanışmamızla saracağız.”

Eylemde “Sorumlular halka hesap verecek”, “Sorumlular halka hesap verecek”, “Kanala değil yaşama bütçe”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “Afet değil bu bir cinayet” ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.

Emek.org.tr

 

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar