Ayvalık-Bulutçeşme köyü kadın tarım işçileri

Mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı birçok sorun var. Çalışma koşulları ve yaşadıkları ortamlar; ücretlerin düşüklüğü, iş güvencesinin olmayışı, etnik ya da inançsal baskılara uğramaları, eğitim ve sağlık sorunları, yoksulluk olgularıyla karşımıza çıkıyor.     (Fotoğraf: emekorgtr Madra Dağı gezimizde içinden geçtiğimiz Bulutçeşme köyünde, kadın emekçilerle yaptığımız söyleşi de çalışma koşulları hakkında aldığımız bilgileri paylaşıyoruz. Balıkesir-Ayvalık dağ köylerinde […]

Mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı birçok sorun var. Çalışma koşulları ve yaşadıkları ortamlar; ücretlerin düşüklüğü, iş güvencesinin olmayışı, etnik ya da inançsal baskılara uğramaları, eğitim ve sağlık sorunları, yoksulluk olgularıyla karşımıza çıkıyor.

   

(Fotoğraf: emekorgtr

Madra Dağı gezimizde içinden geçtiğimiz Bulutçeşme köyünde, kadın emekçilerle yaptığımız söyleşi de çalışma koşulları hakkında aldığımız bilgileri paylaşıyoruz.

Balıkesir-Ayvalık dağ köylerinde kadın emekçiler çok ucuz ücretler karşılığında tarım işçiliği yapıyor. Anladığımız kadarıyla da herhangi bir yasal güvence, işçi sağlığı önlemi, SGK denetimi yok.

Köyün erkekleri genellikle zeytin bağlantılı tarım işçiliği yaptığı söyleniyor. Kendi tarlalarında veya bahçelerinde tarım işi yapanlar var elbette. Geçici işler de yapmalarına rağmen zeytin ağacı bakımı yapan ve zeytin toplama işçilerinin de iş güvencesi bulunmuyor. Genellikle altı-sekiz ay kadar bu işlerde çalışan işçiler günlük yevmiye üzerinden çalışıyor. Sigorta güvenceleri, marka olmuş işletmelerde mevsimlik sözleşmeye bağlı olarak düzenleniyor.

Zeytin toplama işinde yaygın olmasa da çocuk işçiler kullanılıyor. Göçmen işçilerin çalışma ve yaşama koşulları çok daha ağır ve insani değil. Göçmen işçiler, diğer işçilerin aldığı ücretin neredeyse yarısı kadar ücret alıyor. Kaçak olarak çalışan bu işçilerin bir güvencesi bulunmuyor.

Kadın emeği çok ucuz

Ayvalık dağ köylerinde yaşayan ve mevsimlik tarım işçiliği yaparak gelirlerini artırmaya çalışan kadınlar, ağır bir sömürüyle karşı karşıya.

Genç kadınlar tarlalarda daha ağır olan sebze ve meyve toplama işlerinde çalışıyorlar. Tabi ücretleri de yaptıkları üretime göre ama yine de az.

Balıkesir-Ayvalık Bulutçeşme köyünde kadın tarım işçileri bugünlerde Bamya topluyor. Tarlada çalışan kadın işçiler topladığı bir kilogram Bamya karşılığında 3 tl alıyor. Günlük yevmiye olarak geçen yıl 60 tl almışlar. Bu yıl biraz artışla 70 tl olur diyor kadın işçiler. Yaklaşık dört ay kadar süren bir mevsimlik tarım işçiliği söz konusu. Sigorta ve iş güvencesi yok, işçi sağlığı konularında da ilkel koşullarda çalışıyorlar.

Tarlaların dışında köyde kalan kadınlar, tarladan gelen bamyaları işleyip fabrikaya gönderiyorlar. Bamyalar küçük bıçaklarla kesiliyor ve konserve yapımına veya yemek yapımına hazır ediliyor. Emek yoğun bir iş yapıyor kadınlar. Yerde taş-beton zeminde oturarak, yere dökülmüş bamyayı işleyerek çalışıyorlar. Bu işi yapan kadınlar genellikle yaşlı emekçi kadınlar, kilo başına 300 kuruş alıyorlar. Yani 40 kilogramlık bir çuval Bamya işlediklerinde, ücret olarak 12 tl alıyor.

Karşılaştığımız kadınlar, köy içinde bir mekanın önünde ve yol kenarında gölgede çalışıyor.  Büyük bezlerin üzerine dökülen Bamyalar bıçaklarla işleniyor.

Nezire Hanım 80 yaşını çoktan geçmiş, yaşını bilmiyor. Yaşlı maaşı 500 tl. ancak “bu para yetmiyor” diyor. Her gün yaklaşık 40 kilo Bamya işliyor ve karşılığında 12 lira alıyor. (Fotoğraf: emekorgtr)

Kaç yaşında olduğunu bilmeyen ama işçilik yaparak gelirini artırıp yoksulluğa çare arayan bir yaşlı kadınla tanıştık. Herkesin saygıyla davrandığı Nazire Hanım, seksen iki yaşında olabileceğini söylüyor. Burada yaptığı işçilikle evine günlük beş-on lira götürebiliyor. Kendisinin yaşlılık maaşı olduğunu aldığı 500 liranın hiç yetmediğini ve yoksulluktan bu işte çalıştığını söylüyor.

Köylüler helva dağıtıyor. Adetmiş her Cuma günü helva ve her Perşembe günü de pilav dağıtılıyormuş. Bu dayanışma amacıyla mı yapılıyor diye sorduğumuzda “hayır işi” diyorlar. Açlık çekenlere pilav ve helva dağıtmak, dayanışma olarak değil de “hayır” olarak görülüyor.

Ayvalık Bulutçeşme köyü, bir Yörük köyü. Daha ilerilerde ise başka dağ köyleri bulunuyor. Onlara Türkmen diyorlar, inanç bakımından da onların farklı yani alevi olduklarını belirtiyorlar.

Kaz dağlarındaki altın madeni çalışmalarına tepkililer, onların kendilerine çok zarar verdiklerini, karşı çıkan köylülerin de haklı olduklarını belirtiyorlar.

Köylüler yoksulluklarını da barış içerisinde yaşıyor. Yoksulluğu kabullenmişler. Köyden gelen geçen turistlere şehirlilerle sıcaklar, dostane diyaloglar yapıyorlar. Tarım ve doğal ilaçlar gibi konularda bilgilerini paylaşıyorlar. Bamya tohumunun yararlarını sayıyorlar.

Saatlerce çalışma karşılığında alınan üç-beş lira, aslında yaşadıkları yoksulluğun bir göstergesi.

Grubumuzda bir doktorun olduğunu duymalarıyla hepsi birden hareketlenip doktoru kuşatıyorlar. Rahatsızlıklarını ve ne yapacaklarını soruyorlar.

İnsanca yaşam koşullarına sahip olmaları gerektiğini, ancak kamu hizmetlerinin zayıf olduğu ortamda yaşadıklarını da görüyoruz. Yaşamın zorluklarına karşılık güler yüzlerle “yine bekleriz” sözleriyle yolcu ediyorlar bizi.

emek.org.tr

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar