Bakanlığın sendikalaşma verileri hatalı

DİSK-AR açıkladı: Bakanlığın %12 lik sendikalaşma oranı fiili durumu yansıtmıyor DİSK-AR Enstitüsü sendikalaşma oranları ve toplu sözleşmeden yararlanabilen işçi sayılarını açıkladı. DİSK-AR sendikalaşmanın artması için alınması gereken önlemler konusunda da önerilerde bulundu. Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığının açıkladığı %12 lik sendikalaşma oranı, kayıt dışı işçileri kapsamadığı için “yapay oran” olarak nitelendirildi. Kayıt dışı çalışan yaklaşık […]

DİSK-AR açıkladı: Bakanlığın %12 lik sendikalaşma oranı fiili durumu yansıtmıyor

DİSK-AR Enstitüsü sendikalaşma oranları ve toplu sözleşmeden yararlanabilen işçi sayılarını açıkladı. DİSK-AR sendikalaşmanın artması için alınması gereken önlemler konusunda da önerilerde bulundu.

Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığının açıkladığı %12 lik sendikalaşma oranı, kayıt dışı işçileri kapsamadığı için “yapay oran” olarak nitelendirildi. Kayıt dışı çalışan yaklaşık 2.2 milyon işçinin değerlendirme dışında tutulduğu ileri sürülerek gerçek sendikalaşma oranının %12 değil % 10.3 olduğu belirtildi. Bakanlığın sendikalı işçi oranını hatalı hesapladığını iddia eden DİSK-AR raporunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın istatistiklerine göre Temmuz sonunda sendikalı işçi sayısının 1 milyon 623 bin 638 olduğuna dikkat çekilerek “Sigortalı işçi sayısı ise 13 milyon 581 bin 554’dür. Böylece sigortalı işçiler arasındaki resmi sendikalaşma oranı yüzde 11.95 düzeyinde bulunuyor” denilerek şu açıklama yapıldı:

Ancak bu oran kayıt dışı işçileri kapsamadığı için hatalıdır. Bakanlık sendikalaşma oranını, toplam sendika üye sayısını DİSK-Ar Enstitüsü’ya kayıtlı işçi sayısına bölerek bulmaktadır. Bu oran Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından benimsenen hesaplama yöntemiyle uyumsuzdur ve iki nedenle eksik ve hatalıdır. Birincisi, kayıt dışı işçiler hesaba katılmadığı için sendikalaşma oranı fiili durumdan daha yüksek çıkmaktadır. İkincisi ise bu oran toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamındaki sendikalı işçi sayısını yansıtmamaktadır. Sigortalı işçileri esas alan resmi sendikalaşma oranı yüzde 12 iken, 2.2 milyona yaklaşan kayıt dışı işçiyi de dikkate aldığımızda fiili sendikalaşma oranı yüzde 10.3’e gerilemektedir. Bu nedenle Bakanlık tarafından açıklanan yüzde 12’lik sendikalaşma oranı fiili durumu yansıtmayan yapay bir orandır.

İşçilerin %90 gibi büyük kısmının sendikasız olduğu belirtilen açıklamada, sendikalı üyesi işçilerin de yaklaşık üçte birinin toplu iş sözleşmesi hakkından yararlanamadığı belirtildi Sendikalı işçi sayısı 1,6 milyon civarına yükselirken, toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındaki sendika üyesi sayısı 450 bini aşıyor; dolayısıyla 450 binden fazla işçi sendikalı olduğu halde, sendikaları onlar için toplu iş sözleşmesi yapamadı.

Açıklamada Türkiye’de TİS kapsamındaki işçi sayısının sendikalı işçi sayısının çok altında olduğu ifade edilirken. Bu durum “Toplu iş sözleşmesi yoluyla fiilen sendikal hakları kullanabilen işçilerin oranı genel olarak yüzde 7.3, özel sektörde ise yüzde 5.5’tir.” şeklinde belirtildi.

Bu durum mevcut toplu iş sözleşmesi sistemi ve yetki sisteminin çökmesi anlamına geliyor. Son yıllarda sendikalaşmada yaşanan sayısal artışlar kâğıt üzerinde kalmakta, sendikalaşan işçilerin büyük bir bölümü toplu iş sözleşmesinden yararlanamıyor.

Sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi kapsamının yükseltilmesi için neler yapılmalı?

DİSK-AR Sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi kapsamının yükseltilmesi için şu konuları öne çıkardı:

– Sendikal yasalar Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normlarına uygun hale getirilmeli, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır.

– Toplu iş sözleşmesi yetki sistemi köklü biçimde değiştirilmelidir.

– İşkolu, işyeri ve işletme barajları kaldırılmalı, toplu iş sözleşmesi yetkisi işçilerin özgür iradesiyle (referandum) ile saptanmalı, hantal ve antidemokratik mevcut yetki sistemi değiştirilmelidir.

– 6356 sayılı yasada yer alan teşmil sistemi işlevli hale getirilmeli, yaygınlaştırılmalı ve toplu iş sözleşmeleri sendikasız işyerlerine ve işçilere de uygulanmalıdır.

– Kamu kurum ve kuruluşlarında son zamanlarda giderek artan sendikal kayırmacılığa ve ayrımcılığa son verilmeli, kamu idaresi sendikal yönlendirme ve baskı yapmamalıdır.

– Kamuda taşeron çalıştırılmasına son verilmeli, taşeron işçiler kamu işçisi olarak kadroya alınmalı ve o işkolundaki toplu iş sözleşmelerinden yararlanabilmelidir.

 

 

emek.org.tr

 

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar