Avukat Nebi Barlas’ı kaybettik.
12 Eylül döneminin mücadeleci avukatı Nebi Barlas yaşamını yitirdi. Barlas, Dün Balıkesir-Akçay Zeytinlik’te toprağa verildi.

Nebi abi alkışlarla uğurlandı ( Video: Bayram Kazaklı).
Birçok ilden gelen arkadaşları, dostları ve ailesinin katıldığı cenaze töreninde saygı duruşundan sonra yapılan konuşmalarda, Barlas’ın hukukçu kimliği, devrimcilerin yanında yer alması ve insan hakları savunucusu yönlerine vurgu yapıldı.
NEBİ BARLAS KİMDİR?
1940 yılında İstanbul’da doğan Nebi Barlas, askeri lise eğitiminin ardından Harp Okulu’na girdi. 1963’te Talat Aydemir olayları nedeniyle “Harbiyeliler”le birlikte tutuklanarak 3.5 yıl Mamak Cezaevi’nde kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirerek avukatlığa başladı.
İnsan Hakları Derneği’nin kuruluş sürecinde yer alan av. Nebi Barlas, yaşamı boyunca hukuk devleti, insan hakları ve demokrasi mücadelesini sürdürdü.
12 Eylül askeri darbesi sonrasında açılan siyasi davalarda binlerce kişinin savunmasını üstlenen Barlas, 2 bin 480 kişinin avukatlığını yaptı. Bunların 807’si idam istemiyle yargılanırken, 25 Haziran 1981’de Paşakapısı Cezaevi’nde, CİA ajanı suikastı nedeniyle MLSPB Davasında yargılanan Ahmet Saner ve Kadir Tandoğan’ın idamlarına tanıklık etti.
Savunma hakkı ve hukukun üstünlüğü için verdiği mücadelesiyle tanınan Barlas, yaşamının son yıllarını Balıkesir’in Akçay ilçesinde sürdürdü.
2000 yılında hukuk ve adalet sorunlarının tavan yaptığı ülkemizde avukatlık yapılamayacağını, özellikle avukatların aşağılandığı cezaevlerinde hukuksuzluğun arttığını bu nedenle mesleği bıraktığını açıklamıştı. Bu konuda “Bu şartlarda avukatlık yapamayacağımı düşündüm”
2000 yılında avukatlığı bırakan Nebi Barlas, mesleği neden bıraktığını 12 Eylül 2023’te gazeteci Esra Çiftçi’ye verdiği röportaj ile artıGerçek’te anlattı.
Sağmalcılar Cezaevi’nde avukatlara yönelik uygulanan aşağılayıcı aramaları anlatan Barlas, şunları söyledi:
“Sağmalcılar Cezaevi’nde avukatlara yönelik hukuk dışı aramalar yapılıyordu. Bel kayışı ve ayakkabılar çıkartılıyordu. Sağlık yönünden son derece mahsurlu, pislik içindeki terlikler veriliyordu. Bu rezil uygulama bittikten sonra demir parmaklığa doğru yürüdüğümde, askerin ayakkabılarıma adeta şut çekercesine vurduğunu gördüm. Askere verdikleri terlikleri fırlattım. Büyük olay oldu. Savcı ve müdür geldi. Her zaman sakinliğimle tanındığım halde şahsıma yapılan bu hakareti kabul edemediğimi, onurlu bir avukatlık yaptığımı, Harbiyeli olmanın onurunu ve gururunu her şeyin üstünde tuttuğumu söyledim. Savcı ve müdür bana hak vermiş olacaklar ki beni teselli etmeye çalıştılar. Aramaların bu şekilde rezilce devam etmesi üzerine bu şartlarda avukatlık görevini yapamayacağımı düşündüğümden, çok sevdiğim mesleğimi bırakmak zorunda kaldım.” (kaynak Bianet)
Av. Nebi Barlas yalnızca mahkeme salonlarında değil, cezaevlerindeki direnişlerde ve tutuklu ailelerinin mücadelesinde de aktif rol üstlendi. “Ankara Direnişi” olarak yer eden ve Didar Şensoy’un yaşamını yitirdiği Sultanahmet’ten Ankara’ya yürüyüşün öncülerinden birinin de Nebi Barlas’tır.
Mezarı başında vasiyet niteliğindeki mektubu okundu
Cenaze töreninde, Nebi Barlas’ın yaşamını yitirmeden kısa süre önce bir dostuna teslim ettiği ve mezarı başında okunmasını istediği mektup da okundu.
“Adalet arayışından vazgeçmeyen ülkemin güzel çocuklarına…”
Başlığını taşıyan mektup, törende duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu.
85 yıllık yaşamı boyunca adalet arayışından hiç vazgeçmediğini belirten Barlas, mektubunda şu ifadelere yer verdi:
“1963 yılında kapatıldığım hapishane duvarları bana adaletin ekmek gibi, su gibi acil bir ihtiyaç olduğunu öğretti.”
Binlerce devrimcinin avukatlığını onurla üstlendiğini ifade eden Barlas, 12 Eylül döneminde idam edilen Ahmet Saner ile Kadir Tandoğan’ın son nefeslerine tanıklık ettiğini belirterek avukatlık mesleğinin onurunu korumak için çok sevdiği mesleğini bırakmak zorunda kaldığını anlattı.
Barlas, mektubunu şu sözlerle tamamladı:
“Bugün son nefesimi verirken gördüğüm, 12 Eylül darbesi döneminde bile görülmemiş hukuksuzlukları savunma makamına yapıyorlar. Unutmayın ki adalet muktedirlerin oyuncağı değil, insanlığın ortak vicdanıdır. “Cübbemi, adaleti mülkün değil insanlığın temeli yapacak genç hukukçulara devrediyorum. Eğilmeyecek bir baş, teslim olmayacak bir cübbe bırakıyorum. Eğilmeyin, susmayın, onurunuzu her şeyin üzerinde tutun. Adalette kalın.”
Mektubun okunmasının ardından cenazeye katılanlar Nebi Barlas’ı uzun süre alkışladı.
Hukukçu kimliği, insan hakları savunucusu özelliği yanı sıra, 12 Eylül döneminde devrimcilerin yanında yer alarak onlara mahkemelerinde destek verdi.
Saygıyla…
Emek.org.tr
