İSİG Meclisi iş cinayetleri raporu: Ağustos ayında 226 işçi yaşamını yitirdi
İSİG MECLİSİ 2026 yılı Ağustos ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. Yine göçmen işçiler, çocuk işçiler yaşamlarını yitirdi. Ağustos ayında iş cinayetlerinde 226 işçi yaşamını yitirdi.
Rapordan aktarıyoruz:
“Ağustos ayında 226, yılın ilk sekiz ayında en az 1509 işçi hayatını kaybetti.
Raporumuzun başlangıcında son bir ayda mücadeleleri hala devam eden veya kazanımla sonuçlanan Aksa Bursagaz, Yıldızlar SSS Holding Doruk ve Eti Gümüş, İBB Ağaç A.Ş., Panelsan, Melek Hotels Moda, Hödlmayr Lojistik, İstanbul Finans Merkezi inşaat işçileri, BCA Storex, Meyra Madencilik, İzBB taşeron işçileri, MMO İzmir Şube işçileri, EMO İstanbul Şube işçisi Nursenim Yıldız, Karabağlar Belediyesi Murat Mengirkaon, Kenze Tekstil, KYK Yurtları, Mersin Uluslararası Limanı, Van BB, Alka Halı, Xuma Beach, Deprem Konutları işçileri, Volgo-Don 5021 Gemisi, Samiha Ayverdi Kız Öğrenci Yurdu inşaat işçileri, Şişli Belediyesi, Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü inşaat işçileri, Atakum Belediyesi, Dardanel, Grand Termal Otel, Atlas Trafo, BBCA Tarım Aletleri, Ravago Tekpol, İzEnerji, Tüvtürk Araç Muayene İstasyonları, Yozgat TOKİ inşaat işçileri, TKIS Blinds, Smart Solar ve adını sayamadığımız onlarca işçi direnişini-örgütlenmesini; Dilovası ve Gayrettepe Ailelerinin mücadelelerini selamlıyoruz…
Neden iş kazası yerine iş cinayeti diyoruz?
Hatırlatalım, İSİG Meclisi olarak ‘iş cinayeti’ kavramını biz icat etmedik.
Bu kavram 50 yıldan beridir kullanılmakta ve sınıf hareketinin durumunu, pozisyonunu da belirtmektedir.
- İş kazaları; patronların maliyet hesabı yapıp gerekli önlemleri (ortam, ekipman vd) almamaları, yani karlarını işçinin hayatının önüne koymaları yüzünden İş Cinayetidir.
- İş kazaları; patronların üç işçinin yapabileceği işi daha az ücret vermek için iki işçiye yaptırmaları yüzünden İş Cinayetidir.
- İş kazaları; işçilerin günde en fazla 8 saat çalışması gerekirken patronlar tarafından 12 saat çalıştırılması, bu çalışma sisteminin günlerce sürdürülmesi ve normalleştirilmesi yüzünden İş Cinayetidir.
- İş kazaları; patronların işçilere düşük ücret vermesi ve bu yüzden işçilerin gıda, ulaşım ve barınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için İş Cinayetidir.
- İş kazaları; patronlar ve devletin işçilerin temel yasal haklarını bile yok sayması, sendikal örgütlenmenin engellenmesi, grevlerin ertelenmesi, 1 Mayısların yasaklanması, işçilerin haklarını savundukları için işten atılması ve korunma mekanizmalarının olmaması nedeniyle İş Cinayetidir…
… …
15 yıldır ilk defa üst üste dört aydır 200’ün üzerinde işçi ölümü kaydettik.
Bu duruma yıllardır ifade ettiğimiz Türkiye’deki ‘olağanlaştırılmış bir iş cinayetleri rejimi’nin sonucu olarak bakmak lazım. Zira çalışma koşulları ağırlaşıyor, işçiler daha fazla sömürülüyor ve bu durum iş cinayetlerine yol açıyor. Tek bir failden, tek bir cinayet mahallinden, tek bir nedenden söz edemeyeceğimiz için; arka planında devlet aygıtının, idari ve yargısal mekanizmaların, üretim ilişkilerinin ve sermaye birikim modelinin bulunduğu bir durum bu. Tam da bu noktada iş cinayetlerinin emek hareketinin bir mücadele başlığı haline getirilmesi zaruridir.
Ağustos ayında en az 226 iş cinayeti
- İş cinayetlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımına baktığımızda 178 ücretli (işçi ve memur) ve 48 kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf) hayatını kaybetti. Yani ölenlerin yüzde 79’unu ücretliler yüzde 21’ini ise kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturuyor. Hasat zamanında çiftçi ölümleri de arttığı için kendi nam ve hesabına çalışanların oranı diğer aylara göre daha yüksek…
- En çok ölüm inşaat, tarım, taşımacılık, belediye/genel işler, ticaret/büro/sinema ve metal işkolunda meydana geldi… İnşaatlarda büyük şirketlerin üstlenip taşerona verdiği yüksek hızlı tren, havalimanı, bakanlık, okul, hastane, lüks konut şantiyeleri; TOKİ konutları, karayolları, büyükşehirler ve deprem bölgesindeki inşa faaliyetlerinde ölümler meydana geldi. Sadece 12 Ağustos günü en az 9 inşaat işçisi hayatını kaybetti… Tarım işkolunda hasat ayını geride bıraktık. Mevsimlik tarım işçisi ve çiftçi ölümlerinin yanı sıra bu ay artış çoban ve orman işçilerinin ölümleri de arttı… Taşımacılıkta tır şoförlerinin ve yolcu otobüsü şoförlerinin ölümleri öne çıkıyor… Sektörel olarak bakarsak 73 inşaat, 58 tarım, 54 sanayi ve 41 hizmet sektörü işçisi hayatını kaybetti…
- Bu ay dördü metal, üçü tarım, üçü inşaat, biri ticaret, biri çimento, biri konaklama, biri genel işler ve biri işkolunu belirleyemediğimiz olmak üzere 15 çocuk işçi hayatını kaybetti. Çocukların ikisi MESEM kapsamında çalışıyordu. Kentlerdeki çocukların en kötü çalışma biçimlerinden biri MESEM ve kırsaldaki çocukların en kötü biçimi olan mevsimlik tarım işçiliğine karşı bir mücadele programı oluşturmak acil bir görev olarak önümüzde duruyor…
- Ağustos ayında sekizi tarım, ikisi ticaret, biri tekstil, biri taşımacılık, biri sağlık, biri konaklama ve biri genel işler olmak üzere en az 15 kadın işçi hayatını kaybetti. SGK iş kazası istatistiklerinde kadın işçi ölümleri toplam ölümlerin yüzde 2’sidir. Oysa biz kısıtlı olanaklarımızla 3-4 kat daha fazla kadın işçi ölümü tespit ediyoruz. Bu ölümler esas olarak tarımda yoğunlaştığı (sigortasız olduğu) için kayda alınmıyor. Diğer yandan bildirimler yoluyla da birçok kadın işçi ölümünü kaydediyoruz. Buradan ‘kadın işçi ölümlerinin saklandığı, basına yansımadığı’ sonucuna ulaşabiliriz…
- Emperyalist savaşlar, bölgesel askeri müdahaleler ve sömürge politikaları coğrafyaları yeniden şekillendirirken küresel ölçekte nüfus hareketliliğini hızlandırıyor. AKP/Cumhur iktidarının AB ile yaptığı anlaşmalar sonucu ‘açık hava hapishanesine’ dönen Türkiye’de de işgücü piyasasına katılan göçmenlerin/mültecilerin sayısı hızla çoğalıyor. Bu durumun bir yansıması olarak da göçmenlerin/mültecilerin maruz kaldığı iş cinayetleri artış ivmesi gösteriyor. Bu ay 7’si Suriyeli, 3’ü Afganistanlı, 2’si Gürcistanlı, 2’si Özbekistanlı, 1’i İranlı ve 1’i Türkmenistanlı olmak üzere 16 göçmen işçi hayatını kaybetti…
- Bu ay ölen işçilerin en az 7’si (yüzde 3) sendika üyesi, 219’u (yüzde 97) sendikasız. Sendikalı işçilerin ikisi belediye, ikisi enerji, biri tarım, biri maden ve biri inşaat işkollarında çalışıyordu. Bir yandan iş cinayetlerinde ölen işçilerin yüzde 3’ü sendikalıdır tespitiyle ‘sendikalı olmak iş cinayetlerini önler’ diyebiliriz. Diğer yandan sendikalı işçi ölümlerini de değerlendirince ‘sadece sendikalı olmak yetmez örgütlü de olmak gerekir’ demek lazım. Zira iş cinayetlerini işçi örgütlülüğü, işçi denetimi önler; sendikaya üye olmak ve toplu sözleşme imzalamak, birçok örnekte bu örgütlülüğün ve denetimin hayata geçirilmediğini göstermiştir…
2026 yılının ilk sekiz ayında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle:
Ocak ayında en az 155 işçi,
Şubat ayında en az 129 işçi,
Mart ayında en az 151 işçi,
Nisan ayında en az 190 işçi,
Mayıs ayında en az 214 işçi,
Haziran ayında en az 228 işçi,
Temmuz ayında en az 216 işçi,
Ağustos ayında en az 226 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…”
emek.org.tr






