Sağlık

Baskılara rağmen TTB  (Türk Tabipler Birliği) demokratik mesleki hakkına sahip çıkıyor. TTB işyeri hekimlerinin bilgilerini paylaşmayan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını uyararak, mahkeme kararını yerine getirmesini ve işyeri hekimleri bilgilerini TTB ile paylaşmasını istedi.

Yargı kararının yerine getirilmemesi olayı, TTB üzerinde sürdürülen AKP iktidarı baskılarıyla birleştiğinde daha anlamlı olmaktadır. TTB nin işlevsizleştirilmesi ve içeriğinin boşaltılması gibi bir gerçeklik karşısında TTB duruşu da önemlidir. TTB, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri bu demokratik duruşu destekliyor.

TTB üzerinde baskılar sürüyor

TTB yöneticilerine yönelik görevden alma ve soruşturma açılması tutumuyla AKP iktidarının TTB üzerinde baskıları giderek artırdığı gözlemlenmektedir.

TTB yöneticilerine yönelik görevden alma ve soruşturma açılmasına karşı DİSK, KESK ve TMMOB gibi sendika ve meslek örgütlerinin düzenlediği basın toplantısında bu durum eleştirilmiş ve ortak açıklamada şöyle denilmiştir:

“Sağlık Bakanlığı kendi bünyesinde çalışan üç TTB MK üyesi hekimi cezalandırarak, işten atarak TTB faaliyetlerine müdahale etmek, TTB’yi etkisiz kılmak ve baskı altına almaya çalışmak istemektedir. Sağlık Bakanlığı aynı zamanda, yasaların TTB MK’ne tanımladığı görevlerini kamusal sorumluluğa, hekimlik değerlerine ve insan haklarına uygun olarak yerine getirme sorumluluğunu engellemeye çalışmaktadır.

Hükümetin ve Sağlık Bakanlığı’nın uygulamalarının sağlık, sağlık hakkı ve insan hakları açısından değerlendirilmesi için Türk Tabipleri Birliğinin özerkliği ve özerk kalması tüm toplum açısından çok önemlidir.

Ancak siyasal iktidar ve onun bünyesindeki Sağlık Bakanlığı’nın asıl amacı uluslararası hekimlik değerleri ve toplumun sağlık hakkı açısından son derece önemli olan bu özerkliği ortadan kaldırmaktır.”

Emek ve meslek örgütleri bu baskılara bir an önce son verilmesini ve demokratik kurallara uyulmasını talep etmektedir…

AKP iktidarı ve yargı kararı karşısında tutumu

Yargı kararı yerine getirilmiyor mu? ‘Yargı bağımsızlığı’nın olmadığı tartışma ve iddiaların ötesinde bakanlık ve hükümetin TTB Merkez Konsey üyelerine yönelik görevden alma ve soruşturma açma gibi özde baskıcı uygulamaları bu düşünceleri kanıtlar nitelikte yaşanmaya devam ediyor. TTB nin sindirilmesi ve kurumsal işleyiş alanıyla ilgili bakanlığın tasarruf ve yaptırımları buna bir örnek oluşturuyor.

TTB bu konuda ikinci uyarı yapması Bakanlığın yargı kararı karşısında duyarsız ve keyfi davrandığı kuşkusu yaratıyor. TTB bu konuda haklı bir tutum alarak bakanlığın yargı kararına uymasını ve TTB’ nin yasal kurumsal işleyişini engellememesini istiyor.

TTB nin yayınladığı açıklama ve uyarısı şöyledir:

İşyeri Hekimlerinin Bilgileri TTB’ye Verilmelidir

İşyeri hekimlerinin çalışma bilgilerini paylaşmaktan kaçınan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na karşı açılan davada Mahkeme, bu bilgilerin Türk Tabipleri Birliği ile paylaşılması gerektiğine karar vermişti. (http://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=799c9922-869f-11e8-9d04-9f4a940769f9)

Söz konusu Karar sonrasında, tabip odaları, işyeri hekimlerinin bilgilerini Bakanlıktan yeniden istemişlerdir. Bu yazılara Bakanlığın verdiği cevapta, mevcut Danıştay kararları içeriklerinden bambaşka biçimde yorumlanmış, Ankara İdare Mahkemesi kararından da habersiz gibi davranılmıştır.

Bunun üzerine, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bir yazı gönderilerek mahkeme kararının gereğinin en kısa zamanda yerine getirilmesi, işyeri hekimlerinin çalışma bilgilerinin Türk Tabipleri Birliği ile paylaşılması gerektiği hatırlatılmıştır.

Mahkeme kararının Bakanlığa tebliğ tarihi uyarınca söz konusu bilgilerin en geç 18.08.2018 tarihine kadar Türk Tabipleri Birliği’ne ulaştırılması beklenmektedir.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi

emek.org.tr

 

Şişli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin AKP iktidarı tarafından bölünerek, Sarıyer-Çayırbaşı ve Seyrantepe’de yer alan 2 hastaneye taşınması planlanıyor. Bu planlamaya karşı çıkarak kampanyalar da düzenleyen “Şişli Etfal Dayanışması” platformu, bugün Şişli Etfal Hastanesi’nin önünde toplanarak basın açıklaması yaptı.

Halk hastanesine  sahip çıkıyor ve hastanenin bölünüp taşınmasını istemiyor.

Şişli Etfal Dayanışması Platformu adına açıklama yapan Burak Yıldırım isimli hasta yakını  “03 Mayıs 2018 tarihinde İstanbul İl Sağlık Müdürü tarafından yapılan açıklamada, hastanenin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları bölümlerinin tamamının, diğer bölümlerin de bir kısmının en geç 11 Haziran 2018 tarihinde, tekrar geri dönmemek üzere Sarıyer Çayırbaşı’ndaki 350 yataklı hastaneye taşınacağı ilan edilmiştir. Takip eden aylarda kalan bölümlerin, yapımı Seyrantepe’de devam eden bir diğer hastaneye taşınması gündemdedir. Bu planlama, tekrar bir araya gelmemek üzere bölünüp taşınarak, Şişli’den koparılarak, Şişli Etfal Hastanesi’nin yok edilmesidir. Şişli Etfal Hastanesi, 119 yıllık bir geleneğe sahiptir ve tüm klinikleri bünyesinde barındıran, yan dal uzmanlık birimlerinin büyük çoğunluğunun olduğu köklü bir eğitim-araştırma hastanesidir. Şişli Etfal Hastanesi, Avrupa yakasında yaşayan vatandaşların sağlık gereksinimlerinin önemli bir kısmını karşılamaktadır. Sadece Şişli ilçesinde ve hastaneden hizmet alan Beşiktaş, Beyoğlu, Kağıthane ilçelerinin yakın mahallelerinde 700.000’e yakın yerleşik nüfus bulunmaktadır.” dedi.

Sözcü’den Seda ÖNCELER’in haberine göre, açıklamada 700 bin kişiye hizmet veren hastanenin kapatılması durumunda ortaya çıkabilecek sorunlar ise şöyle sıralandı;

“-Bölgede yaşayanlar ve çalışanlar olarak nitelikli kamusal sağlık hizmetine erişimimiz kısıtlanacaktır,
-Büyük çoğunluğu dar gelirli insanlardan ve göçmenlerden oluşan bölge halkı, özel sağlık kurumlarına mecbur bırakılacaktır,
-Sağlık hizmetlerine daha çok gereksinim duyan ve diğer bölgelere göre daha yüksek bir yoğunluğa sahip olan yaşlı nüfusun, uzak noktalara taşınan ve bölünen birimlere ulaşması bir eziyete dönüşecektir,
-Bölgedeki taşıt trafiği dolayısıylac acil servislere erişimde yaşanacak gecikmelerden kaynaklı, geri döndürülemez kayıpların yaşanması kaçınılmazdır,
-Doğal afetler ve beklenmedik olaylar sonrasında, önlenebilir kayıplara yönelik müdahaleler zorlaşacak, destek imkanları daralacaktır,
-Yine Şişli Etfal’in kapatılıp taşınması ve iki küçük hastane olarak hizmet vermesi;
-Uzmanlık eğitiminin sekteye uğramasına ve verilen hizmetlerin nireliğinde azalmaya yol açacaktır,
-Bazı servislerin servis düzeyinde dahi bölünerek iki hastaneye dağıtılmasını hedefleyen bu planlana sonucunda, hizmet kalitesine olumsuz etkileri olacak, iş güvenliği, çalışma koşulları, nöbet ve çalışma saatleri gibi konularda sorunlarla karşılaşılacaktır. ”

Basın açıklamasının ardından mahallelerde, sokaklarda, pazarlarda, kahvelerde, iş yerlerinde ellerinde imza ve broşürlerle gezeceğini ve imza toplayacağını belirten Şişli Etfal Dayanışması Platformuna,Türk Tabipler Birliği Başkanı Raşit Tükel, bölge esnafları, hastane çalışanları ve hasta  yakınları da destek verdi.

emek.org.tr