DHL Lojistik Şirketinin Dayattığı Sendika Karşıtı Uygulamalar ve Çalışma Koşulları – Rapor

Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu’nun (ITF) Amerika’lı profesör John Logan’a hazırlattığı ‘Saldırgan ve Hukuk Tanımaz: Deutsche Post DHL’in Türkiye’deki Faaliyetlerine İlişin Bir Rapor’ TÜMTİS internet sitesinden yayınlandı.

 

DHL Utanç Tablosu Raporu

Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu’nun (ITF) Amerika’lı profesör John Logan’a hazırlattığı ‘Saldırgan ve Hukuk Tanımaz: Deutsche Post DHL’in Türkiye’deki Faaliyetlerine İlişkin Bir Rapor’ TÜMTİS internet sitesinden yayınlandı.

( Raporun yazarı Profesör John Logan San Francisco Devlet Üniversitesi’nde emek çalışmaları bölümü yöneticisi ve profesörü ve UC Berkeley Emek Merkezi’nde Üst Düzey Emek Politikaları Uzmanıdır)

Rapor TÜMTİS sendikasının internet sitesinden alınmıştır. Rapor aşağıdadır:

DHL’in ‘utanç kataloğu’ gözler önüne serildi

Küresel sendika ITF, bugün DHL Türkiye’nin yürüttüğü kanunsuz ve cezalandırıcı sendika ve işçi karşıtı kampanya nedeniyle suçlu olduğunu gösteren kanıtlar sunan ‘utanç kataloğu’u ile lojistik devi DHL’in karşısına çıkıyor. ITF (Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu) iddialarının arkasını güçlendirmek için Amerikalı saygın Profesör John Logan tarafından hazırlanan alan inceleme raporunun sonuçlarını açıklıyor. (Rapor bu linkten görülebilir: www.itfglobal.org/files/seealsodocs/36755/JohnLoganReport-Turkish.pdf .)

İşçiler, sendika yetkilileri, iş avukatları, parlamenterler, gazeteciler, akademisyenler ve diğer ilgili kişiler ile yapılan birebir röportajlara dayanan rapor, Saldırgan ve Hukuk Tanımaz: Deutsche Post DHL’in Türkiye’deki Faaliyetlerine İlişin Bir Rapor, iyi koordine edilen ve karmaşık sendika karşıtı kampanyaya en üst düzey yöneticilerin katılımını ortaya çıkarıyor. Rapor, azmettiricileri adil olmayan, yasa dışı işten çıkarmalar, tehditler ve göz korkutma taktikleri ile şirket içerisinde bir korku iklimi yaratmaktan sorumlu tutuyor. Buna rağmen, rapor Bonn menşeli ana şirket Deutsche Post DHL’in ihlal iddialarını pek çok kaynaktan gelen ciddi kanıtlara rağmen haksız çıkarmaya çalıştığını da ortaya koyuyor.

ITF küresel örgütlenme koordinatörü Ingo Marowsky “Bu rapor DHL’in uzun zamandır varlığını inkâr ettiği açık kanıtlar sağlıyor. Gerçek şu ki DHL Türkiye kontrolden çıkmış durumda ve bu durum Deutsche Post’un da sorumluluğunda” dedi.

Marowsky, “Biz ve UNI Küresel Sendikası’ndaki meslektaşlarımız bu skandalı Bonn DHL yönetimi ile yüz yüze dile getirdik ve basmakalıp sözler, bahaneler ve kanıt olmadığına dair iddialar dışında hiç bir cevap alamadık. Evet, işte kanıt, şimdi ne yapacaksınız? Yapılanları düzeltmek, kanunsuzca işten çıkarılan işçileri işe iade dışında yapılacak bir şey yok” diye devam etti.

Sonuç olarak Marowsky, “Bu ihlaller, en azından kısmen, bu mağduriyete izin veren sorumlu, modern ve adil bir devlet iddiası ile uyuşmayan Türkiye kanunlarının bir getirisidir” dedi.

ITF ve küresel sendika UNI, Deutsche Post DHL’un çalışanlarının haklarına ve kendi iddiası olan kurumsal sosyal sorumluluklarına uyması için çok çalıştı. Yürütülen kampanya şirketin yıllık genel toplantılarında pek çok ülkede yapılan ciddi yanlış uygulamaların kanıtlarını gözler önüne serdi. Bunun son örneği bu yıl Mayıs ayında yaşandı (bakınız: www.itfglobal.org/pressarea/index.cfm/pressdetail/7356/region/1/section/0/order/1). İki organizasyon da defalarca DHL’e bütün DHL işçileri için minimum korumayı ve sendikal hakları düzenleyen bir küresel çerçeve anlaşması, üzerinde anlaşılmış bir ‘haklar manzumesi’ imzalaması için çağrıda bulundu.

Almanya’nın güçlü sendikası Ver.di, Deutsche Post DHL’e Türkiye’deki şirkette çalışan işçilerin sendikaya üye olma hakkına saygı göstermesi için açık çağrıda bulundu ve 3 Kasımda olayı yerinde araştırmak için 6 üst düzey yöneticisini Türkiye’ye gönderiyor.

9 Kasımda da ETF (Avrupa Taşıma İşçileri Federasyonu) genel sekreteri Eduardo Chagas ve Avrupa Parlamentosu üyelerinden oluşan bir heyet Türkiye’de olacak.

Profesör Logan’ın raporu şunlara değiniyor:

DHL Türkiye’nin tedarik zinciri bölümünde çalışan yaklaşık 1500 işçi ve 1000 taşeron çalışan, bir yılı aşkın bir süredir sendikalaşmaya çalışıyorlar.1 Buna karşılık, şirket, görünüşe göre sendikal faaliyetleri nedeniyle birçok işçiyi işten çıkarmış ve çok sayıda saldırgan ve yasadışı sendika karşıtı eylemlere girişmiştir. Bu rapor, DHL Türkiye’de tam olarak neler yaşandığını ortaya çıkarmaya ve şirketin eylemlerinin, şirketin Kurumsal Sorumluluk Rehberi, Davranış Kuralları Rehberi ve benimsemiş olduğu dışsal çalışma standartlarında yer alan ilkelerle uyumlu olup olmadığını incelemeye çalışmaktadır.

Bu raporda yer alan kanıtların çoğu, DHL Lojistik işçileriyle İstanbul ve Ankara’da yapılmış olan kapsamlı görüşmelere dayanmaktadır. 10-17 Eylül tarihleri arasında, mevcut ve eski (yani, iddiaya göre sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılmış olan) DHL Lojistik çalışanlarıyla, DHL Lojistik’te çalışan taşeron işçilerle, Tümtis sendikasının (Türkiye’deki taşımacılık işçileri sendikasının) yetkilileriyle, Türkiye’nin önde gelen işçi sendikası konfederasyonlarının yetkilileriyle, iş hukuku avukatlarıyla, gazetecilerle, akademisyenlerle, Türkiye parlamentosu üyeleriyle ve diğer kişilerle çok sayıda görüşme gerçekleştirdim. Bu görüşmeler, DHL Türkiye işçilerinin, 2011 yılının Nisan ayından bugüne kadar 21’den fazla işçinin işten çıkarılmasıyla sonuçlanan, sürmekte olan sendikalaşma girişimleri sırasında tam olarak neler yaşandığını aydınlatmaya yardımcı olmaktadır.

DHL Lojistik işçileriyle yapılan görüşmeler, şirket yönetimi tarafından girişilmiş olan çok sayıdaki sendika karşıtı faaliyet örneğinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Görüşme yapılan işçilerin her biri ya birinci elden yaşadıkları ya da doğrudan tanık oldukları sendika karşıtı –Türkiye’deki kanunlar kapsamında bazıları yasal, diğerleri ise açıkça yasadışı olan- davranış örneklerinden söz etmektedirler. Ama burada söz konusu olan, basitçe “küçük bir yerel sorun” değildir. Bu yapılanlar, işçilerin örgütlenme özgürlüğünü sınırlandırmaya yönelik sürekli ve eşgüdümlü bir stratejinin parçasıdır ve basitçe birkaç işgüzar yerel yöneticinin aldığı “münferit kural tanımaz tutumun” sonucu olarak görülemezler.

Raporun özeti:

Türkiye’deki DHL Lojistik işçileri bir yılı aşkın bir süredir sendikalaşmaya çalışıyorlar. Şirket yönetimi, bunun üzerine, görünüşe göre sendikal faaliyetleri nedeniyle işçileri işten çıkardı ve diğer türden çeşitli saldırgan ve yasadışı sendika karşıtı eylemlere girişti.

DHL’in başvurduğu sendika karşıtı taktikler şunları içermektedir:

1.       “Performans düşüklüğü”, iş güvenliği ihlalleri veya şirket politikalarının ihlal edildiğine yönelik diğer muğlâk iddialar bahane edilerek, en az yirmi bir işçinin, görünüşe bakılırsa aslında sendikaya üye oldukları için işten çıkarılmaları.

2.       Şirket yönetiminin işçilere, noter kanalıyla sendikadan istifa mektupları imzalatmak için işten çıkarma tehdidine başvurarak ya da parasal teşvikler önererek baskı yapması.

3.       Şirket yönetimi tarafından, sendikalaşmanın şirkete ve işçilerin DHL’deki kişisel kariyerlerine zarar vereceğine yönelik olarak çalışanlara doğrudan yapılan uyarılar.

4.       Şirket yönetimi tarafından bir korku ve sindirme atmosferi yaratmak amacıyla, açık bir biçimde sendika karşıtı tehditlere başvurulması.

5.       Sendika hakkında, doğrudan işçilere yönelik olarak yapılan ve sendikanın bilinen bir terör örgütüyle bağlantılarının olduğu iddiasını da içeren, karalamaya dönük açıklamalar.

      6.       Şirket yönetiminin DHL Lojistik işçilerinin dinlenme aralarında ve işyeri binalarının dışında sendika yetkilileriyle konuşmalarına engel oldukları durumlar.

7.       Şirket yönetiminin sendikaya üye oldukları için işçilere karşı ayrımcılık yapması.

8.       Şirket yönetimi tarafından düzenlenen, işçilerin sendikaya üye olmamaları için uyarıldıkları “eğitim toplantıları.”

9.       Direniş yerlerinin gözetim altında tutulması ve direniş yerlerini ziyaret eden işçilere karşı ayrımcılık yapılması.

           10.   Çalışma ortamında yapılan, işçilerin sendika yetkilileriyle temas kurmalarını engellemek ve işçileri bir birleriyle sendika hakkında konuşmaktan alıkoymak üzere tasarlanmış olan değişiklikler.

Bu sendika karşıtı faaliyetler, işçilerin örgütlenme özgürlüğünü sınırlandırmaya yönelik sürekli ve eşgüdümlü bir stratejinin parçalarıdır ve basitçe birkaç işgüzar yerel yöneticinin aldığı “münferit kural tanımaz tutumun” sonucu olarak görülemezler. Buna rağmen, Deutsche Post DHL bu ihlalleri ortadan kaldırmak için iyi niyetli bir çaba göstermek yerine, işçi haklarının ihlal edilmekte olduğuna yönelik iddiaları, çeşitli kaynaklardan gelen güçlü kanıtların varlığına rağmen, itibarsızlaştırmaya çalışmıştır.

 Raporun yazarı Profesör John Logan San Francisco Devlet Üniversitesi’nde emek çalışmaları bölümü yöneticisi ve profesörü ve UC Berkeley Emek Merkezi’nde Üst Düzey Emek Politikaları Uzmanı.

Bilgi formu

Saldırgan ve Hukuk Tanımaz: Deutsche Post DHL’in Türkiye’deki Faaliyetlerine İlişin Bir Rapor

 ABD’li saygın bir akademisyene ITF ( Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu) tarafından hazırlatılan rapor, 2011 yılının başlarında DHL Türkiye’nin 2500 DHL ve taşeron çalışanın bir sendikada örgütlenmeyi seçmelerinden bu yana, şirketin işçilere karşı başlattığı güçlü, tehditkâr ve zaman zaman yasadışı kampanya konusunda kanıtları gözler önüne seriyor.

 “ Kendisiyle röportaj yapılan herkes ilk elden karşılaştığı ya da tanık olduğu sendika karşıtı vakaları – bazıları Türkiye hukukuna göre yasal, bazıları yasal değil- anlatıyor.

Profesör John Logan, Saldırgan ve Hukuk Tanımaz: Deutsche Post DHL’in Türkiye’deki Faaliyetlerine İlişin Bir Rapor

Rapor çalışan, işten çıkarılmış işçiler, sendika yetkilileri, iş avukatları, parlamenterler, gazeteciler, akademisyenler ve ilgili diğer kişiler ile birebir yapılan röportajlara dayanarak hazırlandı. Toplanan kanıtlar değerlendirildiğinde DHL yönetimi (diğer uygulamalarının arasında) şunlardan sorumlu tutuluyor:

  • Nisan 2011’den bu yana sendikal nedenlerle olduğu açıkça görülmesine rağmen düşük performans ya da fazla mesai yapmayı reddetme- kayıtlar aksini söylemesine rağmen- gibi bahanelerle 21 kişi işten çıkarıldı. Şu ana kadar karar verilen 8 davada da hâkim işten çıkarmaları kanunsuz buldu.
  • İşten çıkarma tehditleri ya da maddi yardım teşvikleriyle noter yoluyla sendikadan istifa ettirmek için işçiler üzerinde baskı kurmak
  • Sendikalaşmanın DHL’deki kariyerlerine ve şirkete zarar vereceği yönünde işçilere uyarıda bulunmak
  • Korku ve yıldırma atmosferi yaratmak için tehditte bulunmak
  • İşçiler tarafından seçilen sendikanın (TÜMTİS) terörist gruplar ile bağlantısı olduğunu iddia etmek
  • Çalışanların molalar ve iş dışında sendika yetkilileri ile görüşmelerini engellemek
  • Sendikaya üye olan işçilere karşı ayrımcılık yapmak
  • ‘Eğitim’ adı altında sendika üyeliklerine karşı işçilere uyarı toplantıları düzenlemek
  • Direniş alanlarını gözetim altında tutup ziyaret eden işçilere karşı ayrımcılık yapmak
  • Sendika yetkilileri ile iletişimi engellemek ve kendi aralarında sendika hakkında konuşulmasını engellemek için çalışanların çalışma ortamlarını fiziksel olarak değiştirmek

      “Yönetim toplantılarda ‘Ya bizim tarafımızda olursunuz ya da bizim karşımızda olursunuz ve eğer karşımızda olursanız işten çıkarılacaksınız” dedi.

DHL çalışanı, Kıraç, İstanbul

Bu mağduriyetin sorumlusu kim?

DHL Türkiye’nin ana şirketi Deutsche Post DHL, Türkiye’de uygulanan şok edici taktiklerin hiç uygulanmadığını iddia ediyor. ITF, göz korkutma kampanyasının var ve kanıtlanabilir olduğunu ve ‘yerel sorun’ diyerek açıklanamayacağını açıkça göstermek için yönetime bu raporu sunuyor. Ulusal yöneticiler Tümtis yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde Bonn’daki Deutsche Post DHL yöneticilerinin emirlerini yerine getirdiklerini söyledi. Örneğin, Temmuz ve Ağustos 2012’de Tümtis genel başkanı Kenan Öztürk ve DHL Türkiye insan kaynakları yöneticisi Rıza Balta arasında gerçekleştirilen görüşmelerde, Öztürk’e Bonn’un DHL Türkiye’de sendika istemediği ve Balta’nın sadece bu politikayı uyguladığı söylendi.

Rapor hakkında

Raporun tamamına bu bağlantıdan ulaşılabilir: www.itfglobal.org/files/seealsodocs/36755/JohnLoganReport-Turkish.pdf . Raporun yazarı Profesör John Logan San Francisco Devlet Üniversitesi’nde emek çalışmaları bölümü yöneticisi ve profesörü ve UC Berkeley Emek Merkezi’nde Üst Düzey Emek Politikaları Uzmanı.

Deutsche Post DHL şimdi ne yapmalı?

ITF, hemen şimdi şirket tarafından işten çıkarılan işçilerin geri alınması, göz korkutma kampanyasının sonlandırılması, işçiler ve Tümtis ile diyalog yoluyla Türkiye’deki durumun düzeltilmesi için harekete geçilmesi gerektiğine inanıyor.  ITF ve kardeş organizasyonu UNI Küresel Sendikası, Deutsche Post DHL’in dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar bütün DHL işçileri için minimum korumayı ve sendikal hakları düzenleyen bir küresel çerçeve anlaşması, üzerinde anlaşılmış bir ‘haklar mazumesi’ imzalamasını istiyor.

 

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar