“Koronavirüs salgın günlerini kuşaklar arası dayanışmayla atlatacağız”

Sayıları 13 milyonu aşan emekli ve yaşlılarımızın yaşadığı çeşitli sorunlar, Koronavirüs salgınıyla birlikte daha görünür oldu. Hayat pahalılığı, geçim zorlukları, yetersiz beslenme, koruyucu sağlık ve bakım hizmetlerinden yoksunluk gibi problemlerle boğuşan emekli ve yaşlı insanlarımız, koronavirüs salgınıyla birlikte yaşamsal risklerle de karşı karşıya geldi. Milyarlarca liralık destek ve bir dizi teşvik olanaklarının, AKP iktidarı tarafından […]

Sayıları 13 milyonu aşan emekli ve yaşlılarımızın yaşadığı çeşitli sorunlar, Koronavirüs salgınıyla birlikte daha görünür oldu.

Hayat pahalılığı, geçim zorlukları, yetersiz beslenme, koruyucu sağlık ve bakım hizmetlerinden yoksunluk gibi problemlerle boğuşan emekli ve yaşlı insanlarımız, koronavirüs salgınıyla birlikte yaşamsal risklerle de karşı karşıya geldi.

Milyarlarca liralık destek ve bir dizi teşvik olanaklarının, AKP iktidarı tarafından sermaye gruplarına ve patronlara ayrılmasından sonra, önlem paketinden emekli ve yaşlıların payına dişe dokunur bir şey çıkmadı. Düşük maaşlarına yapılan “birazcık zam”” ve bin liralık “muhteşem bayram ikramiyesi” ödemesinin erkene alınmasının dışında ekonomik destek bulamayan yaşlılarımızın, salgın tedbirleri kapsamında, hasta ve eve kapanması gereken kitle olarak görülmesi, Emekliler Dayanışma Sendikasının sert eleştirileriyle karşılaştı.

Emekliler Dayanışma Sendikası yaptığı açıklamayla, “65 yaş ve üzeri” diye başlayan, yaşlılara yönelik toplumda yaşanan dışlama ve aşağılama temelindeki anlayış ve davranışları eleştirdi.

Açıklamada “Yaşlılığı hastalık olarak kabul eden, yaşlıları emeklileri ekonomiye yük sayan, yürüttüğü ekonomik sosyal politikalarla emeklileri-yaşlıları toplumsal yaşamın dışına atan resmi anlayış” reddedilerek kınandı.

“Hangi hastalığın yaş baz alınarak kesin sınırları çizilebilir. Tıp Biliminde böyle bir kural var mı?” sorusuyla, koronavirüs salgınına yaş bazında yaklaşımları eleştiren sendika açıklamasında, Avrupa’da resmi açıklamaların “bağışıklık sistemi düşük ve kronik hastalıkları olan herkesin birinci derecede risk altında” olduğuna dikkat çekildi.

“Koronovirüs salgını günlerini kuşaklar arası dayanışmayla atlatacağız”

Emekli Dayanışma Sendikası (EDS) Merkez Yönetim Kurulu açıklaması şöyle:

Duyarlı Kamuoyuna…
Gerçeklerden uzak ve bilimi reddeden resmi politikaların, empati gibi insani bir duyguyu tanımayan insan kılıklıların Ülkemizi ve dünyayı sarsan salgın günlerinde yaşlılarımıza yaklaşımlarını ibretle izliyoruz.
Yaşlılığı hastalık olarak kabul eden, yaşlıları emeklileri ekonomiye yük sayan, yürüttüğü ekonomik sosyal politikalarla emeklileri-yaşlıları toplumsal yaşamın dışına atan resmi anlayışla geldiğimiz yer burası…
Koronavirüsün yayılmasından ve koronavirüsden kaçınmak için verilen resmi mesajlar yaştan bağımsız herkes için geçerli olmalıydı. Özellikle koronavirüs için tanımlanan ciddi sağlık riskleri popülasyonda yaygındır. Yaş grupları arasında yüksek riskler mevcuttur ve birçok yaşlı insanın altta yatan sağlık durumu yoktur.
Avrupa’da resmi açıklamalar “bağışıklık sistemi düşük ve kronik hastalıkları olan herkesin birinci derecede risk altında” olduğu şeklinde yapıldı. Hangi hastalığın yaş baz alınarak kesin sınırları çizilebilir. Tıp Biliminde böyle bir kural var mı?
Beş kişiden birinin diyabet hastası olduğu kalp krizi riskinin 40-45 yaşlara düştüğü 13 milyonun açlık sınırının altında ücretle çalıştırıldığı,
dört milyonu aşkın genç insanın işsiz olduğu, sağlıklı ve dengeli beslenemediği gerçeği ortada duruyor.
Durum böyle iken koronavirüs salgını tedbirleri için yapılan ilk açıklamanın yaşlılar üzerinden yapılması, 65 yaş üstündeki savunmasız insanlarımızı yük ve diğer insanlara karşı risk teşkil eden, genç insanları yaşlılara karşı ayrımcı davranışlarda bulunmaya ve kendi sağlıkları için risk oluşturduğunu düşünmeye yönlendirmiştir.
Koronavirüse ve topluma hedef gösterilen 65 yaş üstü çoğu insanımız toplumda aktif rol oynuyor, hala ücretli çalışıyor.
Gönüllü sosyal kültürel çalışmaları yönetiyor, yürütüyor.
Ebeveynler, eşler, yetişkin çocuklar özellikle engelli yaşayanlar, torunlar, hasta olanlar dahil olmak üzere aile üyelerine bakıyorlar, Devletin yapması gereken görevleri yapıyorlar.
Ayrıca bu insanlar dünün çalışanlarıdır. Bu Ülkede bugüne kadar üretilen tüm değer ve hizmetler biriken sermaye emeklilerin yaşlıların emeğinin ürünüdür.
Gerçekleri görmeyen bilimi, emeği ve tüm değerleri inkar eden resmi açıklamaları, toplumsal yaşam içinde yaşlılara karşı tutumları, davranışları, söylemleri şiddetle kınıyoruz.
Bilim Kurulunu, resmi açıklamalarını dinliyoruz uyguluyoruz.
Evde kal Türkiye diyoruz!
Karşılaştığımız haksızlıkları, yanlışları eksikleri dile getirmeye devam edeceğiz.
Koronavirüs salgını günlerini kuşaklararası dayanışmayla, sevgiyle, güç birliğiyle atlatacağımıza inanıyoruz.
Herkese sağlıklı yaşama ve yaşlanmalar diliyoruz..

(Emekliler Dayanisma Sendikasi.org)

 

emek.org.tr

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar