Gündüz Apollon, Gece Athena
Olcay KARAY yazdı
Emine Yıldırım’ın Gündüz Apollon, Gece Athena filmi, Defne’nin annesini arayışı üzerinden kişisel hafızanın ve geçmişle yüzleşmenin izini sürerken, Hüseyin’in hikâyesiyle politik bir hesaplaşmaya açılıyor. Ölülerle konuşabilen Defne, kaybettiği bağı yeniden kurmaya çalışırken antik çağın Başrahibe Happala’sı olarak da anılan Rehea, insanın zamana yayılan arayışına başka bir katman ekliyor.
Filmin adındaki Apollon ve Athena, antik Yunan dünyasının iki farklı tanrısal figürü olarak, anlatının gündüzle gece, görünenle görünmeyen arasındaki geçişlerini düşünmek için de bir imkân sunuyor. Farklı zamanlardan gelen bu karakterleri bir araya getiren şey, belki de tamamlanmamış hikâyeleri. Nazife, Samiya ve Hazar’ın hikâyeleri de geçmişin, hatırlamanın ve unutmanın farklı biçimlerini ortaya çıkarıyor.
Bence filmin en çarpıcı metaforu, insanların belli aralıklarla denize açılması ve Hüseyin’in denize kavuşamaması. Hüseyin, Cumartesi İnsanları’ndandır; onun hikâyesinde kişisel bir kayıptan çok, geçmişiyle hesaplaşamayan bir toplumun yarası vardır. Denize ulaşamaması, yalnızca bireysel bir çıkmaz değil, toplumsal adaletin yarım kalmışlığını da düşündürür. Başkaları kendi arayışlarında bir eşiği geçerken Hüseyin’in kıyıda kalması, adaletin ve yüzleşmenin herkes için mümkün olmadığı bir dünyayı hatırlatır.
Belki de filmin asıl meselesi budur: Defne annesine, Rehea kendi tarihsel varlığına ulaşmaya çalışırken Nazife’nin hikâyesi Hazar’ın belleğinde yeniden şekillenir. Karakterlerin her biri geçmişiyle farklı bir ilişki kurarken Hüseyin, yalnızca kendisine ait olmayan bir geçmişin içinde sıkışıp kalır.
Herkes denize kavuşurken Hüseyin’in kıyıda kalması, bazı hesaplaşmaların ölümle bile sona ermediğini anlatır. Çünkü bir toplum geçmişiyle yüzleşmediğinde, ölüler de kıyıda beklemeye devam eder.
Hüseyin’in şu sözleri, filmin bütün bu arayışlarını ve yarım kalmış hesaplaşmalarını başka bir anlamda birleştiriyor:
“Biz hiçbir yere gitmiyoruz, bizim gibiler her yerde. Yeter ki hikâyemizi dinle. Sana göz kulak oluruz, sen de bize.”
Olcay KARAY – 09.10.2026
Emek.org.tr







0 yorumlar