Bakırköy belediyesi taşeron işçileri üzerinde baskılar devam ediyor.
Bakırköy Belediyesi Atatürk Spor ve Yaşam Köyünde çalışan taşeron işçilerin ücretleri düşürülmek isteniyor ve işçilerin taşeronda iş güvencesi olmadığı gibi, Belediye başkanı ve idarecilerin işçiler üzerindeki baskıları da sürüyor.
Taşeron sistemine karşı eleştirel söyleme sahip CHP ve bağlı belediyelerde, taşeron sistemi uygulamaları devam ettiriliyor. Seçimle yönetime gelen idareciler, işçiler üzerinde patron havasıyla otorite kuruyorlar, işçilerin taşeron sömürüsü ve baskısı altında çalıştırılmalarına son verilemiyor.

Bu uygulamanın bir örneği de Bakırköy belediyesinde yaşanıyor. Atatürk Spor ve yaşam köyünde taşeron şirketi çalıştırmaya devam eden belediye, işçilerini taşeron firmasının sömürü ve baskılarıyla baş başa bıraktı.
Yakın zamana kadar 200 kadar taşeron işçisinin işten atılma denemesi boşa çıkarılınca, bu kez de sendika temsilcisini işten atarak işçilere ve Belediye –İş sendikasına gözdağı verilmek istendi. Spor köyü işçilerinin tamamı işlerine devam ederken, işçi temsilcisinin işe başlatılamaması, belediye yönetiminin tasarrufuyla gerçekleşen bir durum olduğu anlaşılmaktadır. Temsilci olan Atilla Şen, sendikal örgütlenmede ve hakların savunulmasında işyerinde etkili olan bir işçi…

Aylardır sendikal örgütlenme içerisinde olan ve belediye yönetiminin baskılarına karşı direnen işçiler işten çıkarılan arkadaşları için, Bakırköy Özgürlük meydanında gerçekleştirdikleri basın açıklaması eylemi yaptı. Eyleme Spor yaşam köyü işçileri, Dora Otel işçileri, Bakırköy Forumu, sendikacılar ve Bakırköy halkından insanlar destek verdi. Belediye-İş sendikası, işyeri temsilcisinin bu eyleminde olmayışı dikkat çeken bir nokta oldu.
Bakırköy Belediyesi’nde taşeron işçi olarak çalışan aynı zamanda da Belediye-İş 2 No’lu Şube Temsilcisi olan Atilla Şen, işten çıkarılmasını anlatarak fiili direnişe başladığını duyurdu.
Basın açıklamasında belediye yöneticilerinin gerçek yüzleri ve amaçları teşhir edildi.
Atilla Şen basın açıklamasında şunları söyledi:
Bakırköy Belediyesi Atatürk Spor ve Yaşam Köyünde, Bakırköy Belediye Başkanlığı bünyesinde çalışan taşeron bir işçi olarak, çalışma koşullarımızda her geçen gün yaşanan geriye gidişe yönelik diğer çalışma arkadaşlarımız ile birlikte, ’anayasal bir hak’ olan sendikaya üye olma hakkımızı kullanarak, Belediye-İş’e üye olduk.
Bakırköy belediyesi, işçi örgütlülüğünü kırılmasına yönelik denemedikleri yol kalmayınca, ‘işten çıkartma tehdidini’ hayata geçirdi ve Belediye-iş Sendikası 2 No’lu şube işyeri baş temsilcisi olarak çalıştığım işyerimden hiçbir gerekçe gösterilmeden, resmi bir bildirimde bulunulmadan çıkarıldım.
Bakırköy belediye başkan yardımcısı ile yaptığım görüşmede işe alınmayacağımı ve benim hakkımda oluşan kötü algının belediyeyi zora soktuğu yönünde ifadeler kullandı. Başkan yardımcısının kötü algı dediği şey, soma da 301 işçinin yerin metrelerce altında can vermesine sebep olan taşeron belasına karşı olmaktır. Kötü algı dedikleri aylarca ücretsiz çalıştırılmamıza sesiz kalmaktır. “Kötü algı”, sendikaya üye olmak, emekten yana olmaktır.
Emeğe, işçiye, sendikal örgütlülüğe ve etiğe yönelik yapılan saldırgan bu davranışların karşısında artık hukuki ve fiili direniş sürecimi başlattığımı tüm kamuoyuna ve dostlarımla paylaşıyor ve bildiriyorum.
Emek.org.tr
