Yaşam ve iş hakkı için direnmeye devam…

KHK ile ihraç edilen ve işini geri almak için açlık grevi yaparken tutuklanan öğretmen Semih Özakça, içeriden mektup gönderdi. Direnişlerinde kararlı olduklarını vurgulayan Özakça, inançlarında sapma olmadığı mesajını iletti Öte yandan Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut bir açıklama yayınlayarak, sağlık kontrolleri için Adalet Bakanlığı’na yapılan başvurunun reddedildiğini söyleyerek yetkililere çözüm için çağrıda bulundu. Tutuklu […]

KHK ile ihraç edilen ve işini geri almak için açlık grevi yaparken tutuklanan öğretmen Semih Özakça, içeriden mektup gönderdi. Direnişlerinde kararlı olduklarını vurgulayan Özakça, inançlarında sapma olmadığı mesajını iletti

Öte yandan Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut bir açıklama yayınlayarak, sağlık kontrolleri için Adalet Bakanlığı’na yapılan başvurunun reddedildiğini söyleyerek yetkililere çözüm için çağrıda bulundu.

Tutuklu öğretmen Semih Özakça bir mektupla talepleri ve kararlı duruşları hakkında düşüncelerini iletti.

Özakça mektubunda: “Bir iktidarın halkı yönetmek için ekmeğiyle tehdit ederek, açlıkla terbiye etmek istemesi, gelinen son noktadır. Ekmek kutsaldır, yaşamanın en asgari şartı çalışma hakkıdır. Çalışma hakkı ellerinden alınan ekmeğiyle oynanan emekçilerin ne yapması beklenir. Susup oturması mı? Yaşam ve iş hakkı için direnmesi mi” diye sordu. İktidarın tavrı için ise “Kendilerinden beklenecek bir davranışla yüze gülüp arkadan saldırı yapıp saldırmışlardır. Bizi ilk tutuklamaya çalıştıklarında açlık grevine devam edeceğimizin mesajını vermiştik. Yapılan saldırılara rağmen, işkenceye ve baskıya rağmen işimizi istemekten vazgeçmeyişimiz karşısında iktidar için denenmemiş tek seçenek bizleri tutuklamaktı. Ya da işimize geri döndürmekti” şeklinde yazan Özakça, umutlarından, inançlarından milim kaybetmediklerini de belirterek  “Tam tersine ekmeğimizi şimdi daha gür bir şekilde istiyoruz. Yaşayacağımız, ödeyeceğimiz bedellere gülerek kucak açıyoruz. Bu direnişin bedeli belki çok ağır ödenecek, belki birileri tarafından daha ağır bedellerin ödemesinin önüne geçilemeyecek. İktidar yaptığı adaletsizlik ve haksızlıkları ısrarla savunmakta ve pişman olacağı dayatmaları uygulamakta kararlıdır” dedi.

İnsan Hakları Anıtı’nın günlerce abluka altında kalmaları konusunda “Her yaptıkları uygulamada olduğu gibi bu durumun çelişkisini anlayamıyorlar. İnsan Hakları Anıtı bizim eylemimizle özdeşleştiğinden, bizi halkın gözünden uzak tutmak isterken, halka her gün burada ‘işini isteyenler var’ mesajını veriyorlar” ifadelerini kullandı.

“Kandırıldım, bilmiyordum, göremedim” diyenlerden değiliz diye devam eden Özakça, “Biz devrimci-demokrat kamu emekçileriyiz. Bizi FETÖ dediklerinin arasına kaynatıp, işten atıp oldubittiye getirmeye çalışacaklardı, olmadı. Sesimiz Türkiye ve dünya halklarında karşılık bulduğunda, iktidara tepkiler yükseldi ve bu durumdan dolayı ne yapacaklarını şaşırdılar, telaşlandılar” dedi.

Semih Özakça, son olarak annesi ve eşinin de açlık grevinde olduklarını hatırlatarak, destek vermeleri için aydın ve sanatçılara çağrı yaptı.

 

emek.org.tr

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar