Nuriye Gülmen’den mektup var!

Nuriye Gülmen’in “Sevgili Direniş Dostları, Canım Türkiye Halkları” başlıklı mektubu yayımlandı. OHAL-KHK’larıyla hukuksuz biçimde işlerinden atılan Acun Karadağ, Veli Saçılık, Esra Özakça, Mehmet Dersulu, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 6 aydan bu yana işlerini geri istedikleri için KHK düzenine karşı direniyorlar. Direnişleri baskılara, gözaltı ve tutuklamalara rağmen sürüyor. Nuriye ve Semih ile arkadaşlarına destek için […]

Nuriye Gülmen’in “Sevgili Direniş Dostları, Canım Türkiye Halkları” başlıklı mektubu yayımlandı.

OHAL-KHK’larıyla hukuksuz biçimde işlerinden atılan Acun Karadağ, Veli Saçılık, Esra Özakça, Mehmet Dersulu, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 6 aydan bu yana işlerini geri istedikleri için KHK düzenine karşı direniyorlar. Direnişleri baskılara, gözaltı ve tutuklamalara rağmen sürüyor.

Nuriye ve Semih ile arkadaşlarına destek için yapılan basın açıklamaları, kolluğun şiddetli saldırıları ile günlerdir engellenmektedir. Son olarak Ankara ve İstanbul’da onlarca insanımız darp edilerek gözaltına alınmıştır.

Haklı mücadelede, toplumun değişik kesimleri tarafından gerçekleştirilen dayanışma eylemleri ve etkinlikleri de kararlılıkla devam ediyor.

Emek.org.tr olarak, haklı mücadelede onların yanındayız. Bu süreçte Nuriye Gülmen’in yazdığı “Sevgili Direniş Dostları, Canım Türkiye Halkları” başlıklı mektubu sizlerle paylaşmayı anlamlı gördük.

Gülmen mektubunda şöyle seslendi;

Sevgili direniş dostları ve canım Türkiye Halkları

İki gün önce yeni bir Gezi ve Tekel yaratmaya çalışmakla suçlandık ve örgüt üyeliğinden tutuklandık.

Ellerindeki soruşturma 20 günlük.

“Örgüt seninle irtibata geçti mi?” diye kıymeti kendinden menkul soruların dışında tek sorabilecekleri “sosyal medya hesaplarında suç unsuru olan herhangi bir şey paylaştın mı?”

Yine de tutuklandık. Hayıflanmıyoruz. Biliyoruz; adalet o ‘saraylar’da  emir talimatla çalışan savcıların, hakimlerin, iki dudağı arasında değil. Adalet bizim ellerimizde adalet açlığımızdadır.

Bugün açlığın 78. günü. 78 günlük açlığımızla bu kez 4 duvar arasından haykırıyoruz: ‘İşimizi geri istiyoruz’

Yüksel’in ruhunu, sizin gülüşlerinizi, gözyaşlarınızı, elimizi tutan ellerinizi, üstümüze titreyen canınızı, bize sevgiyle bakan gözlerinizi aldık, buraya getirdik. Açlığımıza katık yapıyoruz. Betona renk, duvarlara ses yapıyoruz.

Bizi unutmayın, açlığa ses olmayı, ekmek davamızda taraf almayı, anıtımızın önünü çiçeklendirmeyi unutmayın. Sakın ha Yüksel’i sahipsiz bırakmayın.

Sizleri çok seviyoruz ve elbette biz kazanacağız.

emek.org.tr

İlgini çekebilecek diğer içerikler

0 yorumlar